“Sıradan bir sabahtı. Uyandım, çayın altını yaktım, su kaynarken kahvaltı masasını hazırlamaya başladım. Peyniri, zeytini ve çay bardağını tek tek masaya koydum. Tam o anda evde ekmek olmadığının farkına varıp, bakkala gitmek için eşofmanımı giydim. Anahtarı ve buzdolabının üzerindeki bozuk paraları cebime koyup kapı dışına çıktım. Ayağıma teee on altı yaşındayken annemin ‘Oğlum büyüme çağındasın …
Şubat 2021 archive
Şub 23
“o hariç hepsi bizim oldu”
Hiç tanımadığınız bir çocuğun büyüdüğünde tebessümle hatırladığı biri olmak istemez misiniz? Tanımadığınız bir çocuğun başını okşayıp, Bayram harçlığı verin. Çocukluğumda sokağımızda tek başıma oynarken, uzun boylu bir amca yanıma gelip Bayram harçlığı verdi. Hemen her bayram yâd’ederim. Allah rahmet eylesin. (Kaç lira mı verdi dediniz? Tedavüldeki en büyük madeni paraydı.) Cuma hutbesinde hocaefendi şu hadisi …
Şub 23
Başına neden böyle bir felâket geldiğini anlayamıyordu. Yenik, yılgın, üzüntülüydü.
Tanabay upuzun bir ağaç tekneye parça parça kaya tuzu dökerdi. Atlar tuz yalamayı pek sever ve bunu bir ziyafet sayarlardı kendileri için. Ama, işte bu tuzu yalamak Gülsarı’ya bir felâket getirdi. Bir gün Tanabay boş bir kovaya vurarak “po! po! po!” diye atları tuz yalamaya çağırdı. Atlar koşup geldiler ve başladılar tuz yalamaya. Gülsan da onların arasındaydı ve tadını çıkara …
Şub 23
Hoşçakal Vapur
-beyaz bir martı süzülürve günışığı usulcacık dokunurteleğine denizin- kadın arabalı vapurdagözlerinde köpükleri ihanetin çaycı çocuk tepsidetaşımakta kılcal damarlarını yeni aşkların … hoşçakal vapur. Halim Yazıcı
Şub 23
Sana
her kuş damlasınınbir adı olmalı yere düşünce boynu incekıvılcım halinde öylece bakakalmalıyım ardındanküçücük ay şeklinde ellerine kimine horoz şekeri almalıyımsaydam gül tadında kimine ölüm kokusuvurulup düşen adını senin tek bir toz zerreciği ile bileseni düşünebilmeliyim sana ait olanne varsa ömrümden dönüp yenidensana ait olabilmeliyim. Halim Yazıcı
Şub 23
dokun tenine denizlerimin
kuşlarım konsun üzerineki seni seviyorum kime nereden nasıltutunacağım nasıl anlatacağımbilemiyorum kimi nereden nasılterk edeceğim sarmalları kalbiminnasıl kalır neden ayakta ölür aylarkim bilir inanasım gelmiyorbir bebek nasıl büyür bir aşk nasıl dirilirsesim olur. Halim Yazıcı
Şub 23
Alın Yazım
dağlardan uçurtmauçurtmalardan güvercin güvercinlerden sensenden aşk yaptım bin renkli güldendevrilen adın yıldız olsun alnımadiye kalbime yazdım. Halim Yazıcı
Şub 23
Güzelleme
kim dokunduysagüzel büyümüş bir ince çizgiylebir güzel çizmiş havada su seslerisarı yıldızları kim sulamışsabakır kumruları duru su kokusunududakları vapurları kim öptüysegüzel öpmüş bu kadar güzelpes pembe ten rengiylene güzel öpmüş Halim Yazıcı
Şub 23
Serin Oluyor Artık Akşamlar
Aynadaki yüzümle gittim bırakıp hüznümü aynadaşimdi kendini seyrediyor herkes hüznün aynasında. İşte güz! Vakit dargiderek eksilirken içimde bir şeyler, baktım eskimişyalnızlık da. Ey zamana hükmü geçen şaman!Güller deren yazlardan geçtim güzü bağışla bana,bana bağışla güzü, sürdür,güzü örseleyen rüzgârı beklet, kışı ertele, vakit dar. Giderek eksilirken içimde bir şeyler, baktım eskimişyalnızlık daserin oluyor artık akşamlar. Aynadaki …
Şub 23
Boynun Issız Bir Yurt Gibi
suyum yok ey gecenin meleği nice susadım– sus yazıcı ırmak senin içindeyüreğinden çok su içtin kanmadın sesim yok ey ulular ulusu konuşmayı özledim– ey sözünü boğan dilsizyeryüzünü sustun ıssız yurda çevirdin ışığım yok ey boşluğun bekçisi çok acıyor gözlerim– kendi kandilini göremeyen köriçine yanan mumlara pervane oldun bedenim yok ey ay yapıcısı kadınıma gideyim– unut …