Olması kâbil mi gönlüm neşve-dârAğlıyor karşımda solgun sonbaharHüzne müstağrak bihâr ü kûhsârAğlıyor karşımda solgun sonbahar! Dökmede dallar bütün evrâkınıKaplamış sisler cihân âfâkınıİnletip âhı semânın tâkınıAğlıyor karşımda solgun sonbahar! Ey sirişk-i hasret artık sen dökülGeçti mânendi şebâbet devr-i mülSanki ömrüm, gördüğüm pejmürde gülAğlıyor karşımda solgun sonbahar! Tâhirü’l-Mevlevî
Şubat 2021 archive
Şub 23
Olmayacak Temennî
Karanlık basmışken toprağa suyaUfuklar dalmışken sisten uykuyaÇekilip yalınız ben bir kuytuyaGönlümün âhını uyutabilsem! Acısa hem bana, hem de kendineDüşmese bu kadar aşkın derdineKandırıp kalbimi aklın pendineBir az müddet olsun avutabilsem Rûhumu kanatan gonca bir güldüOradan kan değil, ömür döküldüKırıp çiğnediği kadeh gönüldüO gönül kıranı unutabilsem! Cevriyle yıpradı, bitti mihen deKalmadı tahammül canda, bedendeDiyorum zâlimi sevmeyim …
Şub 23
Sânihâtü’l Acem
SÂNİHÂTÜ’L-ACEM Birinci BölümHâfız-ı Şîrâzî نـهان كی مانَد آن رازی كز و سازند محفلها1- Mahfiller oluşturan bir sır nasıl gizli kalır?خود آيد آنكه ياد نيايد ز نامِ ما2- Bir gün gelecek ki adımız anılmayacak!در عيشِ نقد كوش كه چون آبخور نماند آدم بـهشت روضهء دار السّلام را3- İçinde bulunduğun andan faydalanmaya çalış. Bak! Adem bile -kısmeti …
Şub 23
Berceste Mısralar
A‘mâya şerh-i hâsiyyet-i tûtiyâ abesBelîğ Âb-ı engûr hum içre durarak bâde olurSabrî Âb-ı pâke ne zarar vakvaka-i kurbağadanLâ-edrî Acı sözler tatlı cânımdan usandırdı beniLâ-edrî Acımaz şer‘ kestiği parmakSâbit Âcizdir iştiyâkımı inhâda nâmelerRâşid Âciz-i mahlûkun elinde ne varLâ-edrî Açıl ey gonce-i bâğ-ı letâfet bî-vefâ koptunKabûlî Açtır köpek, ister ki yemek sohbeti olsun!Sürûrî Açtırma ehl-i keyfe kutunun …
Şub 23
Usandım
Fevkımda duran çarh-ı müzeyyenden usandımTahtımda olan hâk-i mülevvenden usandımDünyâ denilen gamlı nişîmenden usandımBeytü’l-hazen adım, o meskenden usandım Ezmekte ser-i şûrişimi kubbe-i nüh-tâkAltında onun taşmada kalbimdeki eşvâkBir lâle gibi sıkmada vicdânımı âfâkBoynumdaki bu halka-i âhenden usandım Döndüyse hazân yaprağına bendeki çehreYok minneti hâverdeki pür-şa‘şaa mihreEy nâle! Yeter çarpınışın tâk-ı sipihreBen öyle sağır ma‘kes-i şîvenden usandım Yanmakla …
Şub 23
Garîbseme
Yâd eyledikçe vaslını cânım garîbsedimHecrin ile tükendi tüvânım garîbsedimGeçdikçe âh ayrı zamânım garîbsedimSıktı beni muhît ü mekânım garîbsedim Vaslın imiş meğerse beni ömre aldatanHoş gösteren cihânı, dile neşveler katanŞimdi durur yabancı bana sevdiğim vatanSensiz vatanda rûh-ı revânım! Garîbsedim Doğmuş iken vücûdum onun sadr-ı pâkineGurbet gibi esefle bakar dîde, hâkineKarşımdaki minâreciğin kalb-i çâkineAks etti de acıklı …
Şub 23
Ayrılık İniltisi
Ayrılık ne kadar acı bir şeymişAteşten gömlekmiş, can onu giymişDerdin ki: Hakîkat acıklı neymişGönlümün âhını sevdiğim! Bilsen Zikrinden ibâret bütün gün sözümYolunu bekliyor hasretle gözümAğlarım, inlerim sanki öksüzümGelsen de gözümün yaşın silsen Ayrılık günleri oldukça aşkınSavleti artıyor gönlümde aşkınKalbimin olmada kederi taşkınVaktidir görünsen, neşvem kesilsen Kırıldı rûhumun kolu, kanadıHayâtın kalmadı bence bir tadıÖlümden beter bu …
Şub 23
Nevmîdlik âteşine yandım Bil’llâh bu vücûddan usandım
Ma’bûduna ‘arz kıldı râzınBildirdi gönlündeki niyâzın K’ey hâkim-i ‘arsa-i kıyâmetSultân-ı serîr-i istidâmet Nevmîdlik âteşine yandımBil’llâh bu vücûddan usandım Çün dôst yanında nâ kabûlümBi’llâh bu hayâtdan melûlüm Men şem’-i şeb-i firâk-ı yârimSûzân u siyâh rûzgârım Yandırdı beni cefâ-yı ‘âlemDinlemezem ölmeyince bir dem Derdim ki vücûdum ola bâkîŞâyed düşe vasl ittifâkı Pertev-burcunda âfitâbımBildim ki vücûd imiş hicâbım …
Şub 23
Anneannemin Son Ölümü
Ellerindeki damarları ve yüzündeki kırışıklıkları görseniz yüz elli yaşında zannedersiniz oysaki sadece seksen dört yaşında. Anneannem. Yakın-uzak gözlükleri, bozuk para çantası, keyifli akşamüstlerinde tellendirdiği Ballıca sigarası ve her şeyden önemlisi bitmek tükenmek bilmeyen yalnızlıklara katlanabilme gücüyle gönlüme taht kurmuş bir tiplemedir. Velâkin ondaki bu yalnızlığa katlanabilme gücü bir yandan da hep ürpertmiştir beni. Çünkü …
Şub 23
Denizin Çağrısı
Babam cuma akşamı işten dönmüş, “çabuk hazırlanın,” demişti. Ben cornetto’nun külah kısmına yeni geçmiştim, annem vantilatörün yanında sigara içiyordu. Geçen yaz olmuştu bu; hararetli günlerdi, gölgede kırk derece. Çok lüzum görmedikçe konuşmuyorduk. Babama dikkatle bakıp devamını getirmesini bekledik. “Tatile gidiyoruz.”“Nereye?”“Adaya.”“Yabadabadu!” diye bağırdım. Şakkadak bir canlılık geldi üstüme. Annem evvelsi hafta, “herkes tatile gitti, biz denize …