İhtiyarlıyorduk, o bir dolu yaprak bense pınar, O az güneş bense derinlik, O ölüm bense yaşama bilgeliği. İstiyordum ki zaman alaycı olmayan gülüşüyle Fauna yüzünü göstere karanlıkta, Karanlığı taşıyan rüzgâr ese Ve kuytu pınarda sarmaşığın içtiği Derin suyu bulandırmak ola ölüm. Seviyordum, ayaktaydım ölümsüz düşte. Yves BonnefoyÇeviri: Oktay Rifat
Şubat 2021 archive
Şub 23
Şiir
Ve zamanıydı… Gelmişti şiirbeni yoklamaya. Bilmiyorum, bilmiyorum nereden geldi, zemheriden mi yoksa bir nehirden mi. Bilmiyorum nasıl ya da ne zaman, sesler değildi, sözcükler değildi, sessizlik de değildi, fakat beni çağırıyordu bir cadde, gecenin dalları, ansızın başkaları, şiddetli yangınların arasından ya da belirsiz yüzümle oradan dönerken yalnız, dokunmuştu bana. Ne söyleyeceğimi bilemedim, ağzım bilmez isimleri, …
Şub 23
Doğum Günü
Hayata dair ne varsa…Aklımda…Olmasa diyorum bazen,aynaya baktığımdakendimi, kendimebenzetemiyorum bazen.Hayat tercihler mi?Yoksa hatalar, deneyimler bazennerde yanlış yaptım,hangi çataldasağa veya sola gitmem gerekiyordu,ben düz devam etmeye çalıştım.Hayat da, ölüm de korkaklara göre…Cesurlara göre…Ama ben mutlu olmayı diledim,ulaşılmazı, herkes gibioysa bir paralık çikolata kadar yakındıulaşamadım.Biliyorumelimi uzatıp alacak kadarcesur değilim, yagaliba vazgeçecek kadarkorkak ta. Hayatıma dair ne varsa,aklımda… Aydın …
Şub 23
İthaf
Dedikas Sabah geldi, tekmeleri ürküttü Sakin uykumu, beni halim saran, Uyanırken, sessiz kulübemde Giderken dağbaşı taze ruhumla; Şenlendim, her attığım adımla Yeni çiçeğe, dolu damlalarla salkan; Yeni gün yükselirken meftun, Ve herşey serinlendi, beni sevindirmek için. Ve ben tırmanırken, çayırlar çınarından belirdi Bir sis çizgi, çizgi yukarı. Savuldu ve değindi, etrafımı çevirdi, Ve büyüdü bedenimi …
Şub 23
Uyanık Uykuda
Düşteyim işte. Çıkageldi bir güz yelihafiften. Bir buğu gibiydi gök.Ey kendini saklayan geçmiş, ince bir tül ardında;Güz geldi ve yıldızlarını üstüme dök. Artık büyüdüm. Ey sonsuz çocukluk!Atlar, atlıkarıncalar ve yolculuk. Tuhaf değil mi, bu leylekler nereye göçergök yolunda? Yazdan kalan kanat seslerigibi duyuluyor. Her şey bir bir ve örtük,ince, bilinmez bir yüz sanki. Bir kuru …
Şub 23
Baba
Yalnızlığımdır hep bıçakların kestiğiAkşam çayında galetalarla yenenKoyu atlar götürür terkisindeNe kadar kaçkın varsa evdenUykumdur sokaklarda sürünürYa da düşer bir kadının elinden Yorgunluğumdur daha çok aşkGelip gider o şehrin gemilerindenEsmerdir akşamlarda babamÇok esmer güler resimlerdenO kadar yakın bilmediğimÖlüme çok uzak günlerinden Ellerimdir dalgınlığında hepHep bardaklarda, sular dururkenSürahilerde – akşam vakitleriAkşam çayına gelmiyenBir baba, aydınlıksız odalardaÇok esmer …
Şub 23
Aşktır Geride Kalan
İnkâr etmem aşkı Ağzı bir elma tadı ağzımda Sevdiği oyuncaklar En güzeli mızıka Derken geçer gider birdenbire Güzelim yaz Eylülle hüzün Türkülerde yağmur Uykusuz geceler ki Çoktaaan unutulmuştur Severdi her şeyi Yollar uzun yürüse Küçük çakıl taşları, birkaç sümüklüböcek Bir serçe Ali Püsküllüoğlu
Şub 23
Omurganın Kavalı
Dumanlar içinde mavi olmayı unutan gökyüzü, paçavralar giyinmiş sığıntı gibi bulutlar, son aşkımla tutuşacaksınız bütün! Sevinç çığlıklarımla bastıracağım ordular gürültünüzü! Siz ki bir yuvanın sıcaklığını unutmuşsunuz, dinleyin ! Ve çıkın artık siperlerden: bitirmeseniz de olur savaşı.. Ne en korkunç dövüşlerin, ne de kan tüten yaraların en derini solduramaz aşk sözlerini! Bilmez olur muyum hiç sevgili …
Şub 23
Kırlangıçlar
Kırlangıçlar, ahır damları, dut ağaçları, incir ağaçları.İbriklerle kaya oyuklarına kırlangıçların suyunu döken yaşlı kadınlar.Kırlangıçlar, yüksek serin yaylalar, her dem yeşil ormanlar.Avluları geniş, eğri kemerleriyle hanlar, kervansaraylar.Dereler, göller, pınarlar ve derin kuyular.Ve nehir, sabah ve akşam vakti güneşin sarı ışıklarına boğulan Dicle nehri.Ve sularına batıp çıkan kırlangıçlar. Kırlangıçlar ve sesleri: viç viç viç viç.İnsana bir mucizeyi …
Şub 23
İsmene
…Sanırım taşınmayacak kadarağır bir yüktür insanları yönetmek ve komut vermekSonunda da,herkes yönettiği neyse onunla yönetilir-herkese ve her şeye duyduğu o sınırsız kuşku dışında;sessiz madenden bir hançerdir bir kuşun gölgesininrastgele bir odaya girişibir akşam saatinde.Bu yüzden günbegün daha dazorbalaşır zorbalar.İnsanlar sizden korkmaya,size gereksinme duymayabaşladıklarında,hiç bilemezsiniz size neler hazırlarlar.Onun için ne yönetmeli insan,ne de yönetilmeli(bilmem bu nasıl …