Yoruldum, çok yaşlandım artık: Geçen ay 83 yaşıma bastım, gövdem beni daha ne kadar taşır kestiremiyorum; zihnim, yıllardır direniyor olup-bitenlerin yıpratıcı yanına, o da dinlenmek istiyor galiba. 40 yaşlarındayken, uzun yaşamak, yapmak istediklerime, yazmak istediklerime olabildiğince geniş ufuklar, olanaklar kazanmak arzusu egemendi içimde, anımsıyorum. Zoraki göçmen olacağım, kendi ülkeme dönme şansım olmaksızın bir şehirden ötekine …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Fugue
Fugue IV Ben daha yokum “Sizi kendi şehirlerime götürmeliydim” demişti adam. “Kendi sokaklarıma, çıkmazlarıma, durmadan taşındığım, hiçbirini unutmadığım evlere”. Donmuş gibi dinlemişti. Saydığı şehirlerin hepsini su ikiye bölüyordu. Andığı sokaklar hiçbir rehberde kayıtlı olamazdı. Evlere gelince: Onları belki unutmamıştı, ama bir daha uğramadığı nasıl da belliydi. “Ben yokum” demek istemişti birden, “ben daha yokum”. “Bu …
Şub 23
Misafirlik
Ben yağmuru misafir ettim odamdaGittiğindeBir kır çiçeği bıraktı banaBen güneşi misafir ettim odamdaGittiğindeKüçük bir ayna bıraktı banaBen ağacı misafir ettim odamdaGittiğindeBir tarak bıraktı banaEvet, ey güzel kız ne zaman kiMisafir oldun sen odamaGittiğindeKendinle, gül, ayna ve tarağı götürdünFakat ardındaÇok nazlı bir şiir bıraktın.Şerko Bekes Mêvandarî Min baran kir mêvan li oda xweDema ku çûKulîlkek ji …
Şub 23
Sızı
Ben uzun boylu bir sızıyımBaşka bir acının omzuna konmadan;Yaralar nerede ise beni bulur, Yoksullar da neredeyse ben onları bulurum. Şerko Bekes
Şub 23
Darp
Bana göre Şiirin ve çivinin Başı birbirine benzer, İkisinin de,Sivri uçları dalınca derinlere, Şiirin üstünde acınınÇivinin üstünde ise çekicin izleri kalır. Şerko Bekes
Şub 23
Ömürsüz Mavi
Seni ben uzun uykulu bir vadininSessizliğinde buldum.İçine kapanmış bir kayanın dilsiz koyuluğundaVe serinliğinde gövdeyle taş olmak arasındaki kararsızlığınDüştüm benÇırılçıplak düştüm aşka. Beyaz olmak meleklerin elleriyle okşanmaksaOkşandım ben Melekler okşadı ve inceltti tenimiRuh kattı Aşka gitti.Aşkın buruk yalnızlığına.Sanıyordum ki benAşık olursam. ruhum uçacak.Sanmakla kalmadıUçtu ruhumVe bir kelebeğin mavi kanatlarınaGizlendi.Bir kelebeğinÖmürsüz mavi kanatlarına. Bundan böyle bir aşk …
Şub 23
Her sabah ezanında duamdı Tanrı’ya/ onu içimden sök al, huzur ver yerine/ her gece geri aldım duamı/ dayanamam o boşluğa, huzur dediğim ne
Anatole France’la Unutulamayanlar Kadim şehri kucaklayan camilerin kuşattığı bir meydanda yaşlanan çınarların altında mırıl mırıl konuşuyorduk. Titrek yaprakların kızıl taş duvarlara yansıyan gölge oyunlarını seyrederken işittiğim boğuk sesten memnundum. Odunkömürüyle yanan tütünü içime çektiğimde gündelik sıkıntılar nargile şişesinin içinde bir süre fokurdadıktan sonra dudaklarımın arasından, burnumdan yavaşça çıkıp bir daha hiç gelmemek üzere bedenimden, zihnimden …
Şub 23
Sessiz Vedaların Kışı ve Anne Michaels
Kıpırtısız bir gölün kıyısında, boyunlarını çok hafif bir rüzgârla eğen sazlıkların arasındaki sarı nilüferlere bakarken kökleriyle yuvalarına tutundukları ilk ânı hayal ettim. İnsandan çok daha uzun yaşayabildiği söylenen o mahcup bitkiler için zaman yoktu. Tohumlarını tabiata savuranları tanımıyor, bildikleri hayatla hiç vedalaşmayacakmış gibi sessizce salınıp duruyorlardı. Eğer insanın bitkilerle ilişkisi hakkındaki çok eski gerçekleri bilip, …
Şub 23
Çocuk olamadım hayatımda ihtiyar doğdum
Seni sen olduğun için seviyorum, acı çektiğin için seviyorum, küçük olduğun için seviyorum… Sana yetmemekten korkuyorum, sana çok gelmekten korkuyorum… Yaşamadığın bütün yılları beraber yaşamak istiyorum. Önce baban olmak istiyorum, beşiğine ümitle eğilmek ve dudaklarının bir tomurcuk gibi açılmasını seyretmek… Kucağıma almak istiyorum seni, sonra ilk sözlerini ruhuma sindirmek istiyorum, sonra kelimeleri öğretmek, okumayı öğretmek… …
Şub 23
Hangi yöne gitmeye karar verirsen ver, hata yaptığını söyleyenler çıkacaktır
Sık ve çok gülmek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki “en iyiyi bulabilmek”; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir …