Şubat 2021 archive

Yalnızsın

Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü Görürsün, hasretiyle sabah ezgilerinin Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin Kuşlar öter, uçuşur, yeşil dallara konar Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan Rüzgar okşamaktayken annen gibi tenini Gecenin kolları sessizce yakalar seni Anlarsın gözlerinin …

Devamını oku

Yabancılaşma

Ağaçlar yitirmişler artık ağaçlıklarını gözümde.Dallara rüzgarda yelken açtıran yapraklar da tükenmekte.Yemişler tatlı, ama sevgi yoksulu.Bir susuzluğu bile gideremiyorlar.Ne olacak şimdi?Gözlerimin önünde kaçmakta orman,kulaklarımdaki kuşlar sessizliğe gömülmüş,kalmamış bana döşeklik edebilecek bir çayır.Bıkmışım artık zamandan,ve zamanın açlığı içimde.Ne olacak şimdi? Ateşler yanacak gece bastırdığında dağlarda.Yoksa davranıp yine koşmalı mı oralara? Yollar yitirmişler artık yolluklarını gözümde. İngeborg Bachmann

Beşinci Mevsim

Aşk ülkesindeBir adam gerek, tüm boyutlarıyla demirdenGeçirmiş olmalı dört mevsimiVe yaşamalı beşinci mevsimdeBaharı görmüş olmalıVe yakıcı yaz güneşiniTecrübe etmiş olmalıHazan vurmuş yaparaklara rüzgarın hücumunuVe kemik sızlatan kış soğuğunuYükseklerin karını süpürmüş olmalıVe tecrübe ve dert birikintisiyleBeşinci mevsimde oturmalıİmkansız ve mümkün bir mevsimBu mevsimde aşkBürünür bir başka rengeAşk ülkesindeBir adam gerek, uyanıkSabırlıFedaiKi durmalı doruklardaVe aşk haykırışı sağır …

Devamını oku

Cythere’ye Yolculuk

Kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatırUçuyordu kanatlar gergin; halatlar gerginVe gemi kayıyordu, ışık saçan güneşinSarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır. Bu kara, bu mahzun ada hangisi?Bu Cythere, şarkıda yaşayan diyar;İhtiyar çocuklara Eldorado ninnisi;Halbuki zavallı bir toprak, dostlar!… Tatlı sırlar adası ve kalp bayramlarının.Tutmuş meşhur Venüs’ün güzel, mağrur hayaliBir koku gibi, deniz ve göğünü, …

Devamını oku

Yüksek Topuklar

“Hayatım içimden geçen cümleler içinde geçti.” “Araba kullanmak için ehliyet alınıyor, doktorluk, avukatlık yapmak için diploma isteniyor, herhangi bir işyeri için ruhsat belgesi şart koşuluyor, berber falan olmak için kalfalık, ustalık belgesi gerekiyor da ana baba olabilmek için neden hiçbir yeterlilik belgesine gerek duyulmuyor? Bu tür tartışmalarda çocuk sahibi olmanın tabiat gereğiyle açıklanmasına da bayılırım; …

Devamını oku

Gölge

Zaman sileruzaklaşan bir gemidir anılar Fırtına deprem ve kasırgahepsini aşar küçük kızlar Sokaklar da bir evdirbelki de daha kardeş yabancılar En doğrusunuyürek söylerbabalar gidincekendi gölgesini görür çocuklar Sen ki asla bağışlamazdınişlemediğimiz suçları bilesenin yazdığın kader defterineuymadımkendimi seçtim -Yaşken eğdinnasıl da nasıl da acıttın dallarımı- Yine de korkuyorumölürsün diye bir günkırılmış, ufalanmış kızcığınbüyüyor ve yaşlanıyor babalar. …

Devamını oku

Demiryolu Mecâzı

Hepimiz aynı trende oturuyoruz Ve seyahat ediyoruz zaman içinde rastgele Dışarı bakıyoruz; yeterince gördük.Hepimiz aynı trende gidiyoruzVe hiçkimse bilmiyor, ne kadar uzak? Bir yolcu uyur; bir diğeri yakınır;Üçüncusü çok konuşur.İstasyonlar anons edilirYılların içinden hızla ilerleyen tren,Ulaşmaz hiçbir zaman hedefine. Yerleşiyoruz.Toparlanıyoruz.Bir anlam veremiyoruz.Acaba yarın nerde olacağız?Biletçi bakıyor kapıdan içeri Ve kendi kendine tebessüm ediyor boynunu eğip. …

Devamını oku

Serenad

Sen benim derimden daha çok benimsin. Seni araken İçimde damarlarımda, kanımda ışıkla örülmüş Gizemli dokularımda sendin bulduğum. Sanki kandın sen Taştın azıktın. Bense dışında kaldım aklın, çılgınlığın, giysilerin Eski bir karanlık ve ormanlar soyundan geliyorum. Ama tıpkı bir kuyudaymış gibi iki büklüm Kör bir adam gibi el yordamıyla Yolumu bulmaya çalışırken topraklarımda Adımlarıma yön verecek …

Devamını oku

Semender

Ve Douve’sun işte sen şimdi son odasında yazın.Bir semender duvarda kaçıp gitmede. O güzelinsan başı yaymada yaz ölümünü. “Yok olmak isterim sende, dar yaşayış” diye haykırıyor Douve.Boş şimşek dudaklarıma koş, içime işle! “Bak bana, bak bana, koştum ben!” Yanındayım senin, Douve, ısıtıyorum seni.Aramızda yalnız bu çakıldan lamba var, budinmiş biraz gölge, ellerimiz ki gölge bekleyip …

Devamını oku

Basit Bir Yalnızlık da Yeterdi

Basit bir kareli defter de yeterdiSamatya istasyonunu anlatmak içinakşamı beklerkenbeklerken parçalanmış umutlarıbiraz önce yağmur yağmış o istasyonhüzün dağıtırkenuzaktan bakanlara bilekıyı yolundan geçenlereve yolculara ki hüznün kendisidirbiraz şairdir akşama doğruanlayışla bakar istasyon şefihafif gülümseyerekve aldırmaz bileve birden gün geçeraldırmaztirenlerle yolcularla yüklerlebiletlerle pasolarla geçer günve Egemen Berköz evine dönerKupkuru yüreği hüzündenhatboyu kırık dökük ev içlerinden akşama doğrubir …

Devamını oku