Şubat 2021 archive

Bana Pan Öldü Dediler

Bana pan öldü dediler,Öyleyse kimdi şakıyan sessizce Kül rengi mürverlerle kaplı O yeşil vadinin dibinde Bazen ruhumun büyüsüyle Canlanan bir kuştu sanki öten Bazen denizin iniltisiydi Karada yüregime seslenen Soluk güzelligiyle cuha çiçeklerinin Donanmış kırlarda bile Eski bir acının gözyaşlarına Rastladım menekşelerde Walter de la Mare

Gökkuşağından Darağacı

Şimdi’nin bedeni yok,Yontuyor geçmiş bilgisiylegelecek belki olur diye taşı,taşını kokluyoryontu dağılıyor… Şimdi’si yitikbundan boyuyorboyuyor evine aldığıağacın üzerine tüneyipduvarını, tavanını, geçmişive geleceği ve her yanını;dal kırılıyor… Şimdi’si yitikdiziyor diziyor notalarını,göğe ışık üzerine boncuklarını,ucuza getiriyor varlığınısonsuzun sessizliğiylesonlunun gürültüsü arasında,O bitirince kıyısında gezindiğiyol çöküyor… Şimdi’si yitikbundan yazıyoryazıyor enine boyunaiçini ve dışını ve yerive göğü ve suyu,bindiği kadırgao inince …

Devamını oku

Bir Yitişten Sonra II

Geçmişin zonklamasıdır yüzümü suya tuttuğumdaEtimi geren mozaikSayısız miller katettim orada bulununcayaVe su duruldu birden. Balık yumurtaları, nektonlarÇekildi herbiri bir yanaYükseldi o derinliğin çarpıcı sesiDedi ki bana, insanBir bilgin de olabilir, ceketi omzundaBir ruh da. Ve dal yonta yonta büyütülür. Bir tükeniştir inmek anılara daGeçmişin balkımasıdır suYaşamın giz geçirmez örtüsüdür toprakVe sen istersen şapkası yana kaykılmışBir …

Devamını oku

Denize Gidip Dönen Mavilerin Bire İndirgenen Üçlüğü

yalanlı dolanlı alçak doğruca yaşanmamış birbir gözsüz kulaksız elsiz ayaksız güdük bir günbütün yitiklerim karalarım üstüste üstüste bütün karışıklığımgelip geçtiğim macera şu kadar binler yıllıkşu kadar binler yıllık karalarım karışıklığım üst üsteusul usul insan insan ölüm ölüm üst üsteşu kadar güneş şu kadar su şu kadar su yılanı şu kadar düzenben sebepliyim denizlere aylara kavgalara …

Devamını oku

Bir Çay Bahçesinde

bir çay bahçesinde demode-böyle demek zorundayım çünkü-çağdaş ve demodeayağa kaldırdığı duygular gibidemode çay bahçesi olur mu demegarsonu üzgün ceketliocakçı köşede bir başınakıyıda değil, değil de masalar sankikalabalık bir kentin tam ortasındadeniz de vardı sözümona çocuklu anneler biraya isteksizce katılan votkaedip le mefharet sonra geldilerneler söyler insana bütün bunlar bilmiyorumyalnızlığı arttırmaktan başkaüstelik bir yaz günüdurup dururken …

Devamını oku

Oyun Oynayanlar

MENZİL CAMBAZIITam orada, kuru ağacın altındaEy gök, gülümseme, kayboluyorum. MENZİL CAMBAZI(Ağacın kurdu içinden olmazsa ağaca zevk yoktur) IIVardı ki bir menzil cambazı pembe iskeletiniSığdırıp kan kırmızı ölüsünün içineDoğrulur, evet, oyun özgürlüktür, derAsar kendini sonsuz deve kemiğinden çengeline Onurudur anlaşılmamak elbetSan saçları sarı kalbini örten onunKi bütün gün bir damla gözyaşının içinde Bir gül bas oraya, …

Devamını oku

Daktiloya Çekilmiş Şiirler

hiç kullanılmamış bir zamanın gözkapaklarını açıyorum dünyamsın benim, zorbam, düzenimbundan gözlerim göğe çevriliellerim denizdehiç katılmadan sende yaşıyorumdirimimsin benimdoğarken öldüğüm aşağılık belirtileri sahipliğin, birleştirdine geceyi ne gündüzükölelik yetişemedi aralık paylarına sevincin üşümüşümbu yaklaşan kışla değildeniz ürpertisi, göğün alacasıyla değilellerimin soğukluğu hep bir kalabalıktakaçışının gizini gönlünde tuttuğunbilisiz aşkı/nı ver banaüşümeyeyim kendimizle oynayan güçsüz mahluklarız biz, yaptırımla ödülü …

Devamını oku

Gemi Gemi

ormanın uğultusu eşittir kentin uğultusunabelki fazladır bile kentin şusuna busuna herkes silâhını aldı geldi bir alana oturduketrafta yangınlar ve kötü tütün kokuları sıra sıra eğri bıyıklar eğreti bıyıklar saf saf oldularevet dediler bir sakalın taptaze namusuna etrafta yangınlar yeni bir dünya gibibir tüfek ağlayan bir çocuktu arasıra — bir çocuk neden ağlar, açlıktanbir çocuk, bir …

Devamını oku

Tomris Uyar İçin Bir Şiir Kurma Çalışması

seni sonsuz biçiminde buldum o biçimi almıştınsandviçlerle, kötü şehirle, terle başbaşa kalmıştın yürüdü üstüne herkesin neonu, herkesin babaannesiherkesin en eski olan kökü, en eski hanesi yeşili bozup suya çevirdin, akşamı sonsuz uzattınne buldunsa o akşama uygun, ne buldunsa ona kattın perdeler uzundu, rüzgar kısa, masalar üç bacaklımasalar dört bacaklı, rüzgarlar uzun, perdeleri kısalttın sen bir …

Devamını oku

Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâra düştü

Yine zevrâk-ı derûnum kırılıp kenâra düştüDayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâra düştü O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kâle-i kâmBize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü Gehi zûr-i serde desti geh ayağı koltuğundaDüşe kalka haste-i gam der-i lûtf-i yâre düştü Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gülYine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâra düştü Süzülüp o çeşm-i âhû …

Devamını oku