Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğunBir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadınGökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendiVe ne kadar az konuşur olduk günboyuBirden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyorTam da susuşların birbirine eklendiği yerde Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyadaKirletilmemiş bir bulut bile yok artıkBöyle diyorsun her yolculuğa çıkışımdaYaşadığın kent de sana benziyor gitgideNe zaman dönmeyi düşünsem …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Belki Yine Gelirim
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirher sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünküBir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasabitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitseama bir tufan az mı gelir yoksa, yine deyırtılan ve parçalanan birşeyler olmalı mutlakahiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeylerOysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kentne kadar dingin görünüyor bana şimdi …
Şub 23
Aşk-ı Lal
I ateşe koşan kelebekler gibi koştum sanatüm şehir gördü beni,bir tek sen görmedin II şiir kokan ellerimi tuttunbedenimdeki arzuyla seviştintörpüledin korkularımıgözlerimin kahvesinden içtinhatırlıyor musun..?sevdiğin o kadın bendim III Rabih dinlemiyorum artık../..heyecanlarını anımsatıyorEzginin Günlüğü../..beni sevdiğin günleriDüş Sokağı../..sevişmelerimizibenim için sen dinle,temizlensin kırgınlıklarımın acıyan gülüşleri IV ah more!../..bilmiyorumben minnacık Giritli bir kadınımşimdi söyle bana,ben bu sevdayı hangi denize …
Şub 23
Sihirli Değnek
Bir sihirli değneğim olsa; vurduğum yerde güller açılsa, Uçan güller… Bir sihirli değneğim olsa; vursam bir nar ağacına, narlar çatlasa kahkahadan… Ve bebek yüzlü kızlar, uzatsa başlarını tane tane dallardan… Onları ceplerime doldursam, bir masal ömrü sürmek için götürsem billûr sarayıma! Ercüment Behzad LÂV
Şub 23
Aşk ve Akşam
Akşamı güneşleyen su,aşk ve güvendir çatışıp durduğumuz…durmadan bir iç çekiş bedenle ruh arasındapaslı çivilere asılmış kalabalıklardansavaş alfabesidir dudakları upuzunküçük kalpli adamlar. Taş ve rutubet birbirini uyurken,seni sevdiğim bütün yerlerde cam ve ateşmerhametim de yanıltıyor beni, aynı seslerdenbinlerce bedende geziniyorum içimikendi teninde bir bıçakla oynaşıyor rüzgârım vekaba bir yağmurun elleri kalıyor içimdeki kasabadataş toza dönüşüyor. Aşk …
Şub 23
Sabah Yıldızı
Kervanım geçiyordu yıldızların kırdığı şiirlerimdenToydum, inanıyordumGeceler geçerdiSabahları biliyordum Benden önce gövdeme inmişSırtımı ağırlaştıran kanatlarım Gün bildi, çakıldım, kuşlarla kalmıştı bakışlarım Tarihten acı çekenlerle göçüm kendimdenGezdim, gezdikçe unuturum sanıyordum yeryüzünüSinmiş şehirlerde yabancı yüzlerle konakladımAteşi kestim, konuşamadığım dillerden bir dünya yaptım Kavmimin karanlığı içinde unutkan kervanlara dağıldımbaşka adlar altında kendimi kimseye göstermedenbir uçtan bir uca gezdim yaralı …
Şub 23
Kış Güneşi
kış güneşi,sen hiç bir rüyayı çaldın mı? seni düşünürken birileri kar içindeaklına geldi mieskiden çok sevildiğin. yağmurlar iner ve kalkar üstümdensu döner durur bütün gün gövdemdene çok yaram var açıp baksana. bugün, dün ve önceki günhayatın boş olduğu… bir aşkın üstünden koskoca zamangeçse de, senin de unutamadığın oldu mu? sonra küçücük bir bebekmavi gözleriyle gülümseseseksenden …
Şub 23
Kal ve Unut
bildiklerini unutbaşka bir şey anlatacağım sanauzun bir zaman sonrakurtarıp kendimirüya göremeyen insanlardangeri döndüm yalnızlığa. yağmurlar hep yağar, insan yaşadıkçahuş ormanında kuş sesleri arasındasıkıca sarıldım kendimeardino’da sarı saçlı bir kız çocuğuel sallarken öksüz bir penredensustum ve bildim işteinsan başkası değildir kendinden. kal ve unutadını sayıklarken anlamadığın bir şarkıdaağaçlar, dağlar ve ölü bir koro kal ve unut,küçük …
Şub 23
Sonsuzluk
sonsuzluk böyle bir şey dediellerini açarak iki yana kocamandenizi gösterdi. deniz, bir taçtaki pahalımücevherler gibiparlayıp duruyordu gece içinde. sonra ansızın burgaz’dakilise yolunda beyaz bir kızavuçlarında bahçelerdentopladığı hanımelleri, sımsıkı. yaz, iskeleden kalkıpbaşka bir denize gitmek gibi,ya da yaslı bir günde mızıka sesi,hem acı hem hevesli bazen. ansızın yitirdiklerimiz aklımızda,ölenler, ölmeden gidenlerve yaseminler sonra bembeyazve inci kolyeler …
Şub 23
Konuğum Ol
Bir akşam konuğum oloturup konuşalım biz bizeAnıların çubuğunu yakıpuzatalım geceyi biraz Geçmişe bir el sallayıpyaşanan günleri konuşalımve günlerin üstüne çökendumanlı, isli havaları Kendimize daha az zamanayırsak da olur gecedenÇünkü boğulabilir insanyalnız kendini düşünmekten Kapağı açılmayan kitaplarunutulmuş aşklar gibidirKitaplardan söz edelimve onların gizli kalmışsessiz tadlarından Sabaha doğru perdeyiaralayıp ufka bakalımve bir çocuk gibihayretle seyredelimgüneşin kızıllığını Konuşulmadan …