ben bir ceninkenbabam askerde lavanta çiçeğikoklarken, yine arıyordumayrılıklar için iyi bir anne leyli meccaniyken ben, gizlidengizliye şiir okurken, birdenöksürdüğü olurdu babamınrüyaların tuhaf yüksekliği içinden.şimdi ne iyi olurdu derdim benayrılıklar için iyi bir anne kaptan-ı derya iken ben, usulcagemime binip evden kaçarkenyolda meleklere rastladığım olurduve ben el sallardım onlararüyaların yüksekliği içindengeçtiğim her kayalıkta sorardım:buraya kanatlarıyla gelmiş …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Bir Yusuf Masalı / Üçüncü Bab
eskiler iz sürerdi.biz muttasıl arıyoruz yeni insanlar. arıyoruz alemin iç yüzünden zihnimize yansıyan bir tasarımla gerçeği. şivekar bizden biri yola çıktı yolu bilmeden arıyor bir hedef gözüne kestirmeden aradığı ne sevgili, ne efendi, ne sultan özünü harekete geçiren onun kanını kaynatan candır düpedüz kendi canı. yol canlılıkla mukayyet gitti deriz ölenler için yalnız yaşayanların işidir …
Şub 23
Allah’a Sorular
Ya ilahi!Aşık olduğumuzdaNe oluyor iç dünyamızdaNe kırılıyor içimizde?Nasıl dönüyoruz çocuksu tavırlara?Bir damla su nasıl bir okyanusa dönüşürHurma ağacı nasıl ulaşır en yücelereDeniz suları nasıl olur en tatlıNasıl dönüşür güneşElmastan bileziğeAşık olduğumuz zaman… Ey Tanrım!Aşk bizi ansızın yakaladığındaNe götürür bizdenNe koyar yerineNasıl küçük öğrenciler gibi oluruzMasum ve içtenNedendir gülümseyince bize sevdiğimizYasemin yağmuru olupBoşalır üzerimize dünyaNedendir ağlayınca …
Şub 23
Yasak Şiirler
Beş ay geçti Sen ey dostum iyi misin?Bizim haberlerimiz sıradan şeyler…Beyrut -bildiğin gibi- kış başlarındaGüzelliğiyle meşgul kadınların çoğu gibiKendine aşık… Kadınların çoğu gibiHem çok iyidir… Hem çok katıHem hatırlar… Hem unuturÇoğu kadın gibi…Sonbaharda Beyrut… Ey sevgilimSeni çok özlüyor… Ey hiç ulaşılamayan yakınEy şiir gibi dehşetli huzur… Tanrım! Ne kadar muhtacım sana sevgilimGözyaşı mevsimi geldiği zamanNe …
Şub 23
Gece Seni Saklıyor
bu şuursuz beklemeler yıpratmaya başladı benigeceler gündüze inat bulaşıyor ellerime camlardanalnımı dayadığım pencereden dışarıyı seyrediyorumkaranlık kopkoyu bir karanlık sarmış şehrisirenlerin umursamaz gürültüsü korkutuyor beniambulanslar hızlı hızlı seni taşıyormuşcasına huzursuzumyoksun bulamıyorum senien son o gece gördüm seni gözlerine bakmadan gittimbaksam gidemezdimözlediğimi söylediğimde gülmüştünsöylediğimde özlediğimi gülmüştüngülmüştün özlediğimi söylediğimdebu ilkseni çok sevdimtıpki seni tekrar bulamıyacağımı anladığımdaki kadar çok …
Şub 23
Üşür Ölüm Bile
Bir ormanda tutup onuBağladılar ağacaYumdu sanki uyur gibiGözlerini usulca Bir soğuk yel eser Üşür ölüm bile Anlatır akan kanı Beyaz sesiyle Diz çöktüler karşısındaSonra ateş ettilerParçalanan yüreğineYuva kurdu mermiler Bir soğuk yel eser Üşür ölüm bile Anlatır akan kanı Beyaz sesiyle Gelip kondu bir güvercinEllerine …
Şub 23
Nesli’yle Konuşmalar
avlu. ikindinin anayurdu.önce avluya gelirdi ikindi,sonra çatıya çekilirdigölgelerin sessizliğine takılarak.kumru kuşlarım akşama hazırlardı. denizi düşünürdüm zerdali ağacının altında,dergilerde resimlerini gördüğüm denizi.ikindi nasıl sarmalardı o büyük suyu?ya okyanusu? sökün ederdi sorularokuduğum sözcüklerden süzülerek:denizin tuzu nereden gelir,gözyaşlarından mı denizkızlarının? yakamozanıları mıdır balıkların? dere okyanusun ipekböceği midir? güneşin oğlu kime kılıç sallar gündüzleri,kızı geceleri kime gülümser? ayın ardında …
Şub 23
Issız bir adaya düşseydiniz… Düşemezdiniz. Dünyada ıssız ada mı var şimdi?…
Düşemezdiniz. Dünyada ıssız ada mı var şimdi? Ama klasik soru öyle düzenlenmiş bir kere: “Issız bir adaya düşseydiniz, yanınızda hangi kitaplar, hangi plaklar, hangi insanlar, vb. olsun isterdiniz?”Biliyorum, bıkkınlık yaratan bir soru bu. İnsana “hangi kitapları, filmleri, tabloları, yemekleri seviyorsunuz?” demenin dolambaçlı yolu. İlk sapıldığında belki bir tad taşıyordu, ama o kadar çok geçen oldu …
Şub 23
Akdeniz Yaraşıyor Sana
Akdeniz yaraşıyor sana Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında Hiç dinmiyor motorların gürültüsü Köpekler havlıyor uzaktan Demin çocuk ağladı Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir Denizi tokmaklıyor balıkçılar Bu sesler işte …
Şub 23
İstanbul
IBu şehir, bu dereceBozulmadan, kirlenmedenÖnce de bu renkteydi!Yani hep kül rengi ve griydi! Her kentin bir havası, ve suyuKendine has boyası var.Garip. Ya da kader midir?Tabiat bu şehri, kurşun rengine boyar. Gökyüzü çoğu gün mavi iken,Durup durup bulutlanır.Camilerin kubbesi,Kesme taştan minaresi.Sokağın paket taşlarıLimanda vapur dumanlarıHele kuşları, güvercin kanatlarıİnce-ince sızan yağmuruHepsi, hepsi, tabiat fırçasıyla,Kurşun rengine boyanır. …