– Kapıda tanrı olduğunu söyleyenbiri var, han’fendi! – İşte bir deli daha!Sayıları gün geçtikçe artıyor.Bir ekmek parasıveriver gitsin. – Sadaka istemiyor ki, efendim… – Bak işte bu kötü!Neymiş derdi peki? – Dün gece yatarkenyardıma çağırmışsınız onu.İsminizi söylüyor;aynı köydenmişsiniz. – Demek, tam tımarhaneden bu deli!O köyden öyle biri yok de, burada;üstelerse kapıcıya haber ver;o onun dilinden …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Sisle Örtülü Yollar
Gecenin SahibiAğustos böceğinin yüreğineİndiriyor sırrınıVe ağustos böceğiSesine ardıç ağacının Bilgeliğini katıpAteşten cümlelerleTanrı’nın sözlerini öğretiyorÖteki böceklere Sessiz ve uzun hıçkırıklarSessiz ve uzun Yıldızların kristal hıçkırıklarıBöceklerin mahzun Ağustos böceği, sesine yıldızlarınParıltısını katıpTanrı’nın yollarını gösteriyorYolunu kaybedenlere Sisle örtülü yolları O’nunYanından geçip gidenDipsiz uçurumların Sisle örtülü yollarSisle örtülü her şeySisle örtülü ruhum. Cahit Koytak
Şub 23
Pastörize Sevgi
Kumandayı fırlatıp spiker kızın yüzüneBir şeyler yapmalı, diyorum – Ama ne?Afrika’ya gidelim, diyor, karım içerdenKahve içelim muhallebi yiyelim Der gibi iyi niyetliGünlük vurguyla Afrika’ya gidelimToplayalım pılıpırtıyıÇocukları kitapları büyükanneyiPlakları albümleri seccadeleri Toplayalım çamaşırlarıÇamaşır makinesiniBulaşık makinesiniKuluçka makinesiniKonuşma makinesiniGülme makinesini ağlama makinesiniAfrika’ya gidelimKahve içelim Muhallebi yiyelim Afrika AfrikaTarihin şuuraltıÜç tekerli bisikleti üstündeHabeş SultanınınBoğa yılanlarını ve halkınıGülümseyerek güttüğüSevimli dünya. …
Şub 23
Kadın Göğsü
Bir kadın göğsü, Başlarsa konuşmaya, En güzel deniz olur; En sakin demiyorum. Başın döner dalgasından, Nereye gittiğini unutup, İntihar etmek istersin, Baktıkça bu muhteşem denize. Vapurdan atlayanlara selam… Cahit Sıtkı Tarancı
Şub 23
Kurşun Gazeli
Savaşa girdin kalbim bin yara aldı beniNe denli acı varsa aradı buldu beni Seni bir bomba gibi taşımak bu göğüsteBir Ebubekir kıldı bir Ömer kıldı beni Kurmak bize düştü bu kalbi sökülmüş çağıBuyruk en ağır yükün altına saldı beni Atıldık kurşun gibi kentin alanlarınaBir kaç put ve taş gördü birden irkildi beni Parça parça bir …
Şub 23
Tutuşmak Üzere Yeniden
Sızıyor sessizce kendi derinineÇıkışını bulamayan sular. İnsan aynı türküyü aynı içtenlikle Söyleyemiyor ki uzun zaman Böyle karşılıksız yankısız Değişiyor usul usul eski duygular. Biliyor musun kalbim artık Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde Titrek kanatlarıyla umudun Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına Gelmene yakın saatlerde. Hayat dolduruyor hey boşluğu kendince Bir başka başlangıçla Tutuşmak üzere yeniden Pembe …
Şub 23
Boğaziçi’nde Sonbahar Düştü
SonbaharlarınSarı, ılık bulutlu güneşiVe nemli gülümseyişi,Bahçelerde, sahillerde,Puslu, sisli tepelerde,Yakıcı olmayan ışınlarıylaİçimizi ürpertirken;Boğaziçi’nde dökülenSavrulan yapraklar,Yollar-kaldırımlar boyunca,Hışırtılı kuruluğunca,Birbirine kenetlenirkenVe sessizce öpüşürken;Yılların ötesindenSeni anımsadım;Vapurlar gözlerden uzaklaşırken,Akşamları iskeleler tenhalaşırkenGeçmiş anıları kucakladım… SonbaharlardaBulduğum-yitirdiğim;Çılgınca sevdiğim-sevildiğim,Gözlerinin derinliklerindekiFiliziliklerinde eridiğim,En güzel renkli düşleriYakaladığım-paylaştığımSihirli Boğaziçi’ni,Nasıl unutabilirim ki? Ağaçlardan-dallardanEtrafa saçılan,Adımlarımızı kuşatanEzilmiş yaprakların eşliğinde,Sabahların uykulu sessizliğindeYeniden dünya’ya gelmişçesineBu cennet kıyıları dolaştım;Tüm üzüntülerden arındım. Maviliklerin-griliklerinDerinliğinde-esintisinde,Beylerbeyi’nin rıhtımında yakaladımÇatanaların-motorların,Çığlık çığlığa …
Şub 23
Sana Bunca Yangından
geceler kör ve sağır/ses vermeyen bir kuyuhaklı kılar uykuyu ve uyuşturucuyu ağzındır çiçek açan erguvan gökteyeşertir bir aşkı ve küçücük bambuyu anka’ya işmar eder zümrüt ve yakutçıldırtmak için serkeş bir kuyumcuyu bu yüzden kana boyar aklının saçağındatüneyen tahta kuşlar bütün ortadoğu’yu ne kadar içsen de kandırmaz artık seniyaranı azdıran o bengisuyu yürek bir mermi gibi …
Şub 23
Sır
içimin Babil Kulesi yıkıldısır kapılarından geçtikalacakaranlığın şehirleriydigölgelerin yıldızı ışıktı, aşktı, yaşamdı keşke en büyük savaşrahmini öperek vedalaşıp teninle-ganimeti süt, sevgi, kucak ve şefkat-bilinmezliğin dünyasından nefes almak olsaydı anne ailem dedim o sararmış resimden baktım geçmişeikiniz yan yanasınız, kucağınızda kırılgan çocukluğumbabam genç bir gülüşle süslemiş yüzünüsen, ciddi duruşla bezgin bakış arasında med cezirbölünen evlilik, çatlayan evren, …
Şub 23
Hiç
Gözyaşı tufanıyla taşıp gidiyor ovalar.“Nereye bu göç?” diye sesleniyorum kuşlara.Bakıp bakıp arada açan geçen güneşlere,Karım bana soruyor: ” Sana ne oldu? Neyin Var?”“Hiç” diye susuyorum. Ama bir hoşum, avara. Ahmet Muhip Dıranas