İnsanlar köprüden geçmediği zamanAcaba köprü düşünür mü?Çamaşır mandalını gözlerinde allayan meczubun geçtiğiniÜsküdar iskelesinin kanapelerinde güneş banyosu yapanıÜsküdar kıyılarının ötesindekiKastamonu, Sivas, Safranbolu… Erzurumu.Burada insanların içinde büyük dürbünler.Güller gibi açmıştır.Yufkacılar burada açarlar, koskocaman oklavalarla-İçlerindeki hamurdan-Şeffaf ve titrek memleket rüyalarını.Alyanaklı, beyaz, kalın şekerciler;Akide ve bergamutlarını mermer tezgâhlaravurdukları zamanki kasvetsiz hallerini buradakaybeder, burada şairleşirlerhışırtı ile ve kocaman bıçaklarla kesilen …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Siste Söyleniş
Birden kapandı birbiri ardınca perdeler…Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler? Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp gidenFiruze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden? Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri. Bir devri lanetiyle boğan şairin Sis’i.Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi. Hülyama bir eza gibi aksetti bir daha;-Örtün! Muebbeden uyu! Ey şehr! -O beddua… Hayır …
Şub 23
Bedri’ye Mısralar
Bedri Tahir Şaman`a zarif dostluk havasının ilhamiyle – Gelmek’çün ikinci bir hayâta,Bir gün dönüş olsa âhiretten;Her rûh açılıp da kâinâta,Keyfince semâda bulsa mesken;Tâlih bana dönse, nâzikâne;Bir yıldızı verse mâlikâne;Bîgâne kalır o iltifâta,İstanbul’a dönmek isterim ben. Bin bir tepe yükselen Boğaz’danBaktıkça vatan görünsün engin;Her yıl, bin ömür boyunca, yazdan,Yelkenler açılsa ufka gergin.Lâkin bu ikinci varlığımda,Son devrede, …
Şub 23
Gece Buluşması
Sen İstinye’de bekle ben buradayımİçimde köpek gibi havlayan yalnızlığımBelki gelmem gelemem 5 dakika bekle gitÇünkü ben buradayım Karanlıktayım Çünkü elimi kestim beni kan tutuyorŞarabım bütün ekşi suyum soğukYanımda olmadınmı seni seviyorumBelki gelmem gelemem 5 dakika bekle git Yüzünü ıslatmadan ağlıyabilir misinGece yarıları telefon ettin mi hiçKaranlık adamlar hüviyetini sordu muBen senin olmadığını arıyorumBelki gelmem gelemem …
Şub 23
Kırık Değirmen
Bir içimin alacakaranlığında dayanmak meselesi,Bir bu fena İstanbul akşamını yaşamakNice odaların kapanmış penceresiGene bana iniyor yalnızlığıma sığınmak. Gene benim, şimdi tek başına, sonra beraber.Bir yanım mağrur sağlam, bir yanım gücüme gider.Bir yanımda karşı koyma, bir yanımda ezilmeler.İkili tutkular gibi canıma okuyacak. Her şeyler devam eder bu bildiğim gidişte.Evli evine giderken yolcu yoluna.Ne rüzgârlar yapacağını yapmış …
Şub 23
İstanbul ‘da Olmak isterdim
Şu anda İstanbul’da olmak isterdim.Mihrabat Korusunun dar yollarında seninleYan yana,yana yana yürümek…Bir de martıların kanatlarından seyretmek İstanbul’u. Bir de sen olacaktın yanımda adamım.Bakarken Çamlıca´dan mehtaba,Dinleyecektik en güzel aşk şarkılarını.Ve ben senin gözlerinde kaybolurken, Seni Seviyorum diye haykıracaktım Marmara´ya Şimdi yanımdasın belki ama,Ne Mihrabat Korusunun dar yollarında,Seninle yan yana,yana yanaYürüyebildik… Ne de bakabildik Çamlıca’dan mehtabaNe de …
Şub 23
İstanbul’u seyrediyorum sarhoş kulaklarla
bu yolu buraya mavi otobüsle kasten getirmişler tuhaf güvercin dalgalarıyla ve gömleğin, eteğin ve çizmelerin dur duraksızlığı aynalarda bir şeyler olmuş galiba ne oldu sana İstanbul? sen birisini giyinmişsin ve bu sevgilinin kokusudur omuzlarından toprak ve sardunya kokusu kendi uçarı renginin kokusu ey deniz gözlü rengarenk dalgalı şehir ardındaki pusta küfür dolu duvarlar var ve …
Şub 23
Ölümün Arifesinde
benim parmaklarım, yüzümün devamıdırellerimse Tanrı’nın varlığına delilhiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, hiç yaşamamış gibi ölürüzbize ihanet edenlerden, ölerek intikam alırızben ki her saniyemi, son anım gibi yaşıyorumyani muamma değil artık benim için ölümeğer buraya sığamıyorsamya göğe çekilir, ya toprağa gömülürüm ben öldüğümdesana verdiğim kolye parlayacakbir fotoğraf alev alacak, bir kuş havalanacakyere düşürdüğün kitaptan etrafa sözcükler saçılacakbozkırda …
Şub 23
Rasgele Değil, Kar Ödülü
rasgele değil yemin ederimdünya içindeyaşayamayacağım kadar büyük buve ölüm yerleşti dudaklarıma-ağzıma mı deseydim-akşamlarsa işte öyleherkesin bildiği gibibir otelden bir otele taşınanbavullar gibi hüznümü titretiyorumyani hüznüm beni titretiyorbir hüznü titriyorum yaniferacesinden içi görünençok müslüman bir kadın gibikanım akıyor içimdeçok müslüman bir kadın gibikanım içimdebir gökdelenin yetmişbirinci katındayer yatağında uyur gibi şükür ey sonlu şölenbüyük hayataldığın verdiğinden …
Şub 23
Furuğ Ferruhzad’ın kardeşi Feridun Ferruhzad’a yazdığı son mektuplardan:
3 Ekim 1959 salı Sevgili Feri, haberlerini sürekli gazetelerde okuyorum. Belli ki işlerin bayağı ilerlemiş. Salaklık etme, başka işler yapma fikrini kafandan çıkar. Sen bilmiyorsun, bilmiyorsun, bilmiyorsun ve yine de bilmiyorsun… … Ben burada ne oldum ki sen olmak istiyorsun? İki yıldır Almanca şiir yazıyorsun ve kendin için bayağı bir adam olmuşsun. Ben 10 senedir …