Ferisiler, senin elinle her yerdeİsa’yı çarmıha geriyorlar, Amerika;Sen de, utanmadan seyrediyorsun olanlarıYüzünü gizleyerek lobide, gazetenin arkasında.Gergedan derisinden mi yüzün senin,Fil derisinden mi, nedir?Kör müsün, sağır mısın yoksa, sen Amerika? Kuyu diplerinde kervan bekleyenGenç kardeşlerinin ve uzak kuzenlerininYeniyetme demokrasi taleplerineHesapsız kol kanat gerenBir Kenanlı Yusuf olabilirdin oysaKahire’de, Gazze’de, Dimeşk’teVe dünyanın her yerinde, sen Amerika. İnsanlığın büyük …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Güneşimi Vurdular
dalgalar sırılsıklam, dökülmüş elleri kollarıyorgun argın, güneşi kıyıya sürüklüyorlarkıran kırana vuruşuyor hüzün mavisi ışıklarııskalayan tüm kurşunlar onda karar kıldılarçoktan gelmiş olmalıydı göğün ak kanatlılarıbeni alıp götürmedi, neden bu sabah sularsahi, unutmuşum, güneşimi vurdular denize düşerken gördüm aldırmıyordu insanlarbulutların arasından yuvarlandı koyaönce burna çarptı çığlık çığlığa kayalıklarsonra can havliyle devrildi suyaah…bayram etti cümle balıklarama bir gariplik …
Şub 23
Gençler
Gençlerle konuşmayı eskiden severdim. Günden güne tat almaz oluyorum onların sözlerinden. Bakıyorum da çoğu bir örnek, bir ayrılık, bir çeşitlilik yok dediklerinde. Birini dinle, birini dinlemiş gibi oluyorsun. Kendi kendilerine düşünmüyorlar da çevreden topladıkları yalan yanlış yargılarla, iri lakırdılarla yetiniyorlar. Yüksek sesle konuştular mı, büyük bir iş görmüş gibi seviniyor, övünüyorlar. Gerçekten tatsız mı onların …
Şub 23
Hüzünlerimin Defterinden Bir Yaprak
(1)Ey sevgilimBilmiyorumNasıl daldımKaranlık gecenin kanatlarına…Nasıl da yaprak gibi..DüştümGöğüslerinin arasınaNasıl da karmaşık bir zamanUmutlarımın ayı söndüYaşam balığı daldı içineÇirkin gözyaşı ayak izlerine…Ayak izleri ve ağızlaraÜveyikler dallarıma konduAcı ve ah ve ıstırap…Zihnime kazıdıEritti umutlarımın yuvasınıEritti topraklarımı. Kalbimin sahibiNe zaman girecek…Rüya ve düşlerime?Rüya ve düşlerime? (2)Ey sevgilimDenizlerde yüzerdimBoğuldumGözlerinin derin denizindeCeviz ağacının gölgesiydimDüştüm sırrınaVe dudaklarınaDoruklar ve yaylaların karıydımEritti beni,Gün …
Şub 23
Kavalım
Şirin kavalımSabahın seherindeVe günün batımındaYalnızların arkadaşıÇoban ve aşıkların yoldaşısın.Sesin üzgünlerin yüreğindeki gözyaşıAyrılmışların selamıAşıkların ağlama ve feryatlarınıBana hatırlatan sensinKavalım sensinTerk edilmişlerin içindeki gamları bitiren. Kavalımın sesiDağ ve yüksek yaylalar Gül ve reyhanlarla çevrilmiş pınarlarMağaraların derinliği ve uçurumların başıDinleyenlerindir.Ve batı rüzgarının esintisiAğaçların yaprakları arasında dolaştırır seniKavalım gel Biz bu dağlardan doruklara yükselelimGüçlü rüzgarlara komşu olalımUğultularının arkadaşları olalımSisli …
Şub 23
Son Gül
Avni’ye İşte son gül soluyorGizli ve kinli ellerYaprakları yoluyorÇiçeklerle beraber. Ağaçlardan süzülenBir asabî uğultu,Bahs ederek hüzünden,Yaralıyor sükûtu. Gösteriyor her bakışBir ürperme, bir korku;Her yüreğe uğramışSanki hicrânın oku. Sonbahârın zehrindenGönlüm hisse alıyor;Titre, ruhum! derinden:İşte son gül soluyor. Nurullah Ataç
Şub 23
Hüzün Denizi
Günlerin atınaBindimAcılarımla beraber yolcuyum Aşk rüzgârıKalbimin tellerineVuruncaIstıraplar yağdıTıpkı son demlerini yaşayan sonbahar gibi Sıcaklığı bulutlardanİstiyorumVe yıldızlarla tutuşuyorum Ben ve acılarımYolcuyuzUzaklaşıyoruzVe hüzün denizindeYüzüyoruz Jana SeydaKürtçe’den çeviren: Metin Aksoy
Şub 23
Avarelik Yılları
Sen miydin, Tanrım, o kerem sahibi,Bir öğün yemek, bir testi şarap Ve bir gecelik barınak için Kapını çaldığımda Hizmetçilerine “Evde yok!” dedirten? Sen miydin, Lordum, Aklın taş gemisiyle ruhun çölünde Kalbim forsada kürek çekerken Gökçe krallığının tepelerinden Biraz kekik kokusu, Biraz serinlik istediğimde, Rüzgarın yalazlı dudağına “Evde yok!” dedirten? Sen miydin, Efendimiz, Sen miydin, şairlerin, …
Şub 23
Beceriksiz
Kabuğunu koparmadanne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna Şair diyorlar benim için bilmiyorum oysa her şiire konmalı mı uyak her yere nedense konamıyor tayyare hay dilimi arı türkçe soksun; uçak Kaptan olmak isterdim aynanın karşısında eski bir sinema yıldızı gibi …
Şub 23
Tik Tak
Ne kadar aradıysamsuyunda bulamadım tak’ları zaman denilen kuyunun yüzümde bu yüzden yalnızca tik’lerini taşırım çocukluğumun Yarısını tuttum çocuk doktoru olmamı isteyen anneme hasta yatağında verdiğim sözün doktor olamadım ama çocuk kaldım İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine kendi başıma zor sığıyorum bugün büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne ? Sunay Akın