Kimsin sen, uzaklardan çağıran beni korkular içinde, ses çıkarmadan, o ürkek ve sessiz rüzgârlara sessizce adımı ünleyen? Kimsin sen, niye bağırıyorsun, o uzak seslerde ölen nedir; kimsin sen, böyle fısıltılarla derimden ayıran kemiklerimi? Donmuş bir söz tadı var dişlerimde, ölmüş bir korku tadı ölü dilimde, yüreğimde bir vuruşun sessiz tadı var. Soğanın derisi kanda yüzüyor, …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Sesim Karada Ölürse
Sesim karada ölürsedeniz düzeyine indirin onu,götürüp kıyıya bırakın. Deniz düzeyine indirin onu,beyaz bir savaş gemisininkaptanı yapın. Ey denizci nişanlarıylasüslenmiş sesim: yüreğin üstünde çapa,çapanın üstünde yıldız,yıldızın üstünde rüzgâr,rüzgârın üstünde yelken! Rafael AlbertiÇev: Ülkü Tamer
Şub 23
Alınyazısız Meleğin Şarkısı
O giden sensin sensin beni taşıyan, beni bırakan o deniz Dalgada ara beni o sonsuz olan sensin: gölgelerin ardında o yanıp sönen rüzgâr. Karda ara beni. O bilinmeyen sensin: kimseyle konuşmayan o kıpırtılı toprak. Rüzgârda ara beni. Rafael AlbertiÇev: Ülkü Tamer
Şub 23
Gülü Yaratacağım Senin İçin
Gülü yaratacağım senin içinSenin için anlatılmaz gülsün senAz sözle o sözler ki hep gülün ardında yürür saygıylaO güle yabancı sözlerle ancak gösterilen gülKopan çığlıkta ve çığlığı salan acıda olduğu gibiVe haz yıldızları gösterir gibi aşkı uçurumun üstünde Gülü yaratacağım senin için tapınan parmaklarla Onlar ki mihrap oldular kavuştular birbirlerine yolunup döküldülerGülü yaratacağım senin için o …
Şub 23
Ne Gelir Elimden
Ne gelir elimden Yaşamında insanlar vardıOnları sinekler gibi kovan elinseAyırt edemiyordu beni besbelli Söz verdim Ağzımda kalacak geçmiş zamanPek yavaş eritilmesi gereken bir pastil gibi Söz verdim Hiç konuşmayacağım geçmişi Ama söz açmanın gereği var mı düşünüzde kemiren hayvandan siziKemirsin diye sizi duyuyor musun yüreğime vuran gagasınıSöz açmanın gereği var mı düşlerindeki insanlardanOrda yaşamında olsunlar …
Şub 23
İşte Otuz Yıldır
İşte otuz yıldır bu gölgeyim ben ayaklarının dibindeHep ardınsıra gezen kara bir köpek candan bağlı bir köpekSenin dik boyunun altına saklanır öğleleriVe çıkar tarlalara yandan vurmuş güneşle oynamayaLambaların ipliğine sarar seni ve büyür kısık oldukları ölçüdeNasıl seversin akşamı okumak için odalarda içinden geldiği gibi İşte yalnız o zaman yükselirim de tavana kadarKapılır giderim sayfaları çeviren …
Şub 23
İnanmak İstemiyorlar Bana
İnanmak istemiyorlar bana boş yereYazdım bunu kanımla dizelerim kemanlarımlaVe nasıl da bilinmiyor artık söz açmak kayık küreklerinin eski dilinden Asılı sular üzerindeKadınla erkeğin kara lehçesinden konuşmakİki el birbirini kavrar gibi konuşmakMutluluktan çıldırır gibiÖpüşe benzemeyen bütün sözcükleri yitiren ağız gibiBuna inanmayıp inlemek gibi Taşacak hale gelip geri çevirmek gibiSözlerin ötesinde ey en yetkin sözŞarkının yükseltisi çığlığın …
Şub 23
Yağmur Damlalarını Kıskanırım
Yağmur damlalarını kıskanırımÖpücüklere fazla benzediğindenHer parlak şeyin gözleriKıskanmak için haklı bir neden Kıskanırım kıskanırımArıların sokmalarını bileKıskanırım unutkanlığı ve belleğiUykuyu ve terkedilişi de Seçmiş olduğu kaldırımıRüzgârın okşayan elleriniBenim o diri kıskançlığımDüş görürken uyandırır beni Kıskanırım bir şarkıyı bir sitemiBir nefesi ve bir sızlanmayıKıskanırım kıskanırım sümbülleriHoş bir kokuyu bir anıyı Kıskanırım kıskanırım heykelleriBoş ve fettan bakışlarınıKıskanırım susmaya …
Şub 23
Mor Rüya Barı
Sesin mektup olsa bir kuş gibi kanatlanır, dolaşır yeryüzünüVe içindeki keder mavileşir sen elmayı ısırdığın zamanSen turnalara baktığın zaman iklimler aşkla yer değiştirirSen üzgün evlerden güneş bakışımlı bahçeler yaparsınAkan sularsın ağaçları şımartan, kalbisin çılgın sokakların Ellerinde lirik telaş, ellerin gökkuşağı olmalı renkleri üzmeyenEllerin karanlığın penceresini kapatan bir kalp gözü sabahıEllerin aşk kurabiyeleri yapan mükemmel bir …
Şub 23
Adonis Gibi Angela
Bugün yattım masum genç bir kızın yanındabeyaz bir okyanusun kıyısında gibi,korlu bir yıldızınyavaş yörüngesinin ortasında gibi. Sonsuz yeşil bakışındanaktı ışık kuru su gibiberrak derin çemberlerindetaze gücün. İki alazlı ateş gibi göğüsleriparladı dikelmiş olarak iki bölgede,ve çifte bir akıntıda ulaştı ateşbüyük ışıklı ayaklarına. Altın bir iklim olgunlaştı erkendenbedeninin gündelik uzantılarınave doldurdu onu akın akın meyvelerleve gizli …