Şubat 2021 archive

Yankı

Canım annem , ne olur kızma bana ;Hans’ın beni öptüğünü gördün ama , ne yapayım ?Sabırlı ol biraz , sana her şeyi anlatacağım ;Bütün suç , tepeden gelen yankının. Çayırda oturuyordum ki , gördü beni ;Yaklaşmadı hemen ama , söylemeden de edemedi.“Seve seve gelirim yanına , yanlış anlamazsan tabii.Söyle , geleyim mi?”“Gel!”Deyiverdi yankı. Sonra gelip …

Devamını oku

Bengi İz

Bir kahkahayla silkindimdalıp gittiğim mektuptan;yaşam hep böyle uyarır bizi,katıksız neşeye dönüşüraltunî bir sesleen derin kederler;mutlu bir düşteymiş gibizamanın dibinden gülümser,artık yanaklarından öpemeyeceğimizsevgili yüzler. Budur odaya süzülen mehtabın,kurumuş eski çeşmeninaçıklayıp durduğu bilgelik ve giz Sevinç de olgunlaştırır kalbiacı ve ayrılık gibi;süzülüp dibe çökeldikçe anılaranlarız kiçürüme ve tohum süreçtirler. Yine de yetmez zamangecenin ve kitapların söylediğini çözmeye,kaç …

Devamını oku

Geç Saat

Yorgundu. Düş görürken-ölmüş müydü ölüyor muydu?fidana dokunduğu an açıvermişti gonca-elinden düştü kitapkalem de şuydu altını çizdiği cümle:Kierkegaard’tan,“Üzüntüm, kâl’amdır benim” Ahmet Oktay

Neyse

‘Neyse’ demek iyidir, ‘bu da geçer’ demek gibidir, geçmez, herkes bilir geçmediğini, geçmiş gibi yapılır. Bazen ‘gibi yapmak’ da iyidir, bazen öyledir, bazen geçer, hiçbir zaman geçmez. İnsan ‘neyse’ demeyi hayli geç öğrenir, belki de geç değildir, tam vaktindedir. Kimi bunda bir olgunluk bulsa da, bulunan şey zorunluluktan başka bir şey değildir. Uzatacak ne var, …

Devamını oku

Pençe Defteri’nden

1iki hafif şiir yazdım sabah boşlukta iki ağır küpe 2 Masamdan, garsonun tak diye bıraktığı fincanı terk edip yükseliyor kahvenin kokusu 3 Şarabın rengi Hayyam. Kılıcın rengi kan. Bir söğüt görmüştüm, Rengi koynuna girdiğim kadın. 4 Sigaranın dumanı Benden uzar gider o eski, Unutulmuş Kızılderili türküsü 5 Tenim başıboş Bakışım kömür, Sırtımdan yokuş aşağı Poyraz. …

Devamını oku

Olsam Olamam Sonesi

Çiçek gibi değil, size çiçek kadar koktuğunuzusöylerdim ben olsam-ben olamam: Bendimiyıkıp taşmak için biliyorum ilk cümlemden korktuğunuzu,gürültümde susturmaya alışmışım ben kendimi. Olsaydım, ince şebboy kulağınızın arkasından,krizantem ensenizden, birkaç demet fulsırtınızdan belinize inesiye, bacakaranızdansiyah lâle toplar, hâreniz efendim, ben kul, fısıldardım: Şimdi kokunuza karışır kokum,kalenizin içinde artık tutuşmuş bir okum,ağzımda kan köpüğü bir denizden kalma tad, …

Devamını oku

Evlilik Üstüne

  Kadınlar aynı anda güzel, zeki, genç ve bekar olamazlar…Genç ve güzel bir kız, güzelliğini farkettiği anda zekasını kaybeder. Kadınlar bilinç altlarındaki hinliğin su yüzüne çıkmaması için büyük mücadele verirler. Kadın genç ve güzel ise bu mücadeleyi gençlik yıllarında yapmaya gerek duymaz. Kadın genç, güzel, evli ve mutlu ise zekice bir yalan söylüyordur. Kadın çirkin …

Devamını oku

Yitikçi

Hadi git azıcık İstanbul isteKosunlar o denizi bir çanağaBir çıkına elesinler o günlerimiO yazdan Üsküdar’dan ne kaldıysa Elif’tenDoldur ceplerineOnlarda yoksa komşularında vardırTanırlar sevinirlerBeni Bay Metin gönderdi, de Metin Eloğlu

En Mutlu Gün, En Mutlu Saat

En mutlu – gün en mutlu saatKurumuş körelmiş yüreğimin bildiği,En büyük umutları gücün ve gururunHissettiğim, geçip gitti. Güç mü dedim? Evet öyle düşünmüştümAma yazık! Çoktan yitip gitti hepsiGençliğimin hayalleri-Ama boşver şimdi. Ya gurur, ne yapacağım senle şimdiSakin ol ruhum!Belki bir diğer baş devralırÜzerime döktüğün zehri. En mutlu gün – en mutlu saatGözlerimin gördüğü göreceği,En parlak …

Devamını oku

Yazdı, Bitti!

Mutsuz, ipeksi, kırılgan bir şeydi, yaz!Ruhumuzu nereye taşısak yazdankurtulamayacaktık. Şapkanın dalgın-lığından başka neydi ki yaz! Omuz-larımızdan sarkardı sarışın bir ince-liğin boynumuzda açtığı rüya. Kaçır-dığımız tanrının ıslığı yaza nı ayar-lıydı kimbilir belki de yaz yorgunubir hayatın karnından yuvarlanançakıltaşlarıydık!… Aşkın yüzümüzle buluşmasında dahakederli ve daha yalnızdı yaz! Çünkühep yaz çocuğu bellediler bizi…Vebu yüzden yaz, ormanın gözündenkaçtı. Yaz …

Devamını oku