26.Yaşamında değişiklikler yapman yıllar sürecek–çünkü, yaşamında değişiklik yapman, yaşamındailişkide olduğun, önem verdiğin, sevdiğin, saydığınkişilerde değişiklik yapmak zorunda kalman olacak:Onlara verdiğin önemde, sevgide, saygıda değişiklikyapman — sonra da, onları bırakman,onlardan ayrılman, kopman Ama bu hep böyle sürüp gidecek:yaşamda değişiklik yaratacak ‘karar’larda,gelip ya da gidip bir kişiye dayanmayan bir gerekçe,geçerli olamaz. –Yaşam, hep gelip, kişilere — bir …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Yaşam (ki) 31-40
31.Yaşarken, başkalarının yaşadıklarını gördüklerin,senin yaşamına teğet geçen şeyler olacak:senin yaşadıkların da, başkalarının yaşadıklarınadik gelen… Öyle ki,başkaları hep geçecek,sen gelirken. Gelip geçici olacak yaşamın– başkalarının yaşamları da (senin için) geçip gelici;ama sonradan, tabiî, yine,gelip geçici… Başkalarına dik gelenler senden teğet geçecek– ve tersi: başkalarına teğet gelenler,sana dik… 32.Yaşamında, en çok yakınlaşma isteği duyacağın kişiler,senden uzaklaşma gereksinimini …
Şub 23
Yaşam (ki) 41-44
41.Bazen de, uzunca bir zaman dilimi boyuncayaşadıklarını yeniden tartmak zorunda kalacaksın :ne kadarı ne kadar değerdi, değdi diye– çıkaracağın ‘bilanço’ da pek o kadar ‘kârlı’olmayabilecek… Gerçi, her an yaşadıklarının toplam değeri açısından,geçmiş yaşam anlarını teker teker ve bir bütün olarakevetlemen gerekir ( başka türlüsü tutarsızlıktır) ;ama, bu böyledir diye, hiç hata yapmamış mı olacaksınyaşamında?… Hem …
Şub 23
Uzun Yol
Fotoğrafta gördüğünüz gibi, bir beyaz, biri kara, iki dedi, birbirlerinin omuzuna kollarını dolamışçasına, kuyruklarını birbirlerine şefkatle sararak, birbirlerine dayanarak bir yola çıkmışlar. Resimdeki gölgeler, akşamüstünü söylüyor. Yorgun bir günün sonunda evlerine dönüyorlarmış gibi…Yüzlerini görmüyoruz ama, eminim, mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli, sınanmış, denenmiş bir dostluk bu. Uzun yolları da göze alabilen bir dostluk, Kedi gibi hareketli, …
Şub 23
Kırılgan
Kırılgan bir çocuğum benYüreğim cam kırığıBütün duygulardan önceÖğrendim ayrılığıSaldırgan diyorlar banaOysa kırılganım benGözyaşlarım mücevherSaklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateştenÜrküyorlar dilimdeki zehirdenÜrküyorlar o dur durak bilmeyengözükara cesaretimdenDiyorlar:Bir yanı sarp bir uçurum,Bir yanı çılgın dağ doruğu.Oysa böyle yapmasam benNasıl korurumİçimdeki çocuğu?Bir yanım çılgın nar ağacıBir yanım buz sarayı. Murathan Mungan
Şub 23
İstanbul
Seni görüyorum yine İstanbulGözlerimle kucaklar gibi uzaktanMinare minare, ev ev,Yol, meydan. Geliyor Boğaziçi’nden doğruBir iskeleden kalkan vapurun sesi,Mavi sular üstünde yineBembeyaz Kızkulesi. Bir yanda, serin sabahlarla beraber,Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım.Baktıkça hep, semt semt, yer yer,Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım! Durmuş bir tepende okuduğum mektep,Askerlik ettiğim kışladır ötesi.Bir gün bir kızını benim edenEvlendirme dairesi. Benim …
Şub 23
Haliç
Ve Haliç çocuk dişleri gibi dedim. GülünceÇıkan. Esmer. Esmer uyanması gibi vücudumunBir yerinin (bir deniz müzesinde iki foklu bir pelikanlıVe korkunç hüzünler taşıyanVe Eylül yüzlü.Eylül, bir çocuğun elinden tutmak gibi Fener’de(ki bir Ortodaks kilisesine devam ediyordurlacivert elbiseler giyer ve sarı düğmeleri sallanır rüzgardave yeni yeni ağarıyordur vakit ve çok eski bir kazıki bir virgül gibi …
Şub 23
Gözlerin İstanbul Oluyor Birden
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.Martılar konuyor omuzlarıma,Gözlerin İstanbul oluyor birden.Akşamlardan, gecelerden, senden uzağımŞiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esenDurgun sular gibi azalacağımBir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.Şarkılarla geleceksin, duygulu, inceYalnız gözlerime bak diyeceksin.Ellerim usulca ellerine değinceKaybolup gideceksinBir elim seni çizecek bütün pencerelereBir elim seni silecek.Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kereSenin için yeni baştan can …
Şub 23
İstanbul
Boğaz’ın kıyısında,aydınlıkPencerelerde-her bulutun yolu-Bir mevsim,seninle başbaşa kaldık,Yaşadıkdı bir zaman İstanbul’u. Akan suda kuş gibi gemilerdeEski evler ve tenha sokaklarla,Şarkı gibilerle,düş gibilerleSarmaş dolaş…Olmaz gibi bir dünya. Mutluluklar şehri bir İstanbul’du,şiirler,buluşmalar,aşklar…şimdiAkşam olan bir gün gibi son buldu;Ne şiir kaldı,ne aşk,ne beklenti. Tığ gibi minareleriyle,kendikendisinde güzel,tek,yüce,kutluBir ölümsüzlükler,zaferler kentiBu gün yenilgilerle,yasla dolu. Bir son gün hali,bir taş taş üstüne;Hem …