size,bu odanın alacakaranlığından,okyanusundan, beni boğan dalgalarından,tenimde kalan tuzundan veyastıklarda kuruyan gözyaşındanhiç bahsetmedim. size,nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza(garip, tuhaf aslında)beyaz bembeyaz tabiatımla‘iyiyim’ diyorum.yani aslında korkuyorumbütün bunlar kıyametbütün bunlar cinnetbütün bunlar cinayet demeyebir daha düzeltilemeyecek sözlersöylemeye korkuyorum. telefonla birlikte ışığı da kapatıpbol şanslar deyişiniz, şanslar deyişiniz, deyişinizçınlarken içimde,bunun beni ne kadar kırdığındanhiç bahsetmedim.bahsetmediğim çok şey var dahayaz çiçekleri, …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Güneşi Kötü Evler
o benim bildiğim sevdiğim bellediğim güneş diye bellediğim güneş değildi odadakimor tozlu halılarda iplik döküntülerinde oymalı cıgara masalarında o değildi perdenin arkalarındaki oydu bir çıksam karşılaşacaktım oydu vurulurdum çıksam o benim bildiğim sevdiğim güneş diye bellediğim güneş değildi odanın içindeki bu güneşi değiştiren evlerde terzilik yapılır giyimler prova edilir acı gülümser kızlar ağır ayak gebeler …
Şub 23
Yüz
Biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcükBeyaz bir gülBeyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadarNe kadar suysa bir suO kadar Ben en yakın yüzüm yüzüneUyandığın sabaha, yatağınaBirden bulup birden yitirdiğin bir şey olur ya,onaBir dağ okulunda ilk derslere giren çocuklaraİlk coğrafyacılaraİlk harflerine bir alfabenin. Yüzün ki korkular verir bana ne zaman …
Şub 23
Susuyorum
Bazen bazı şeyleri söylemeye hakkım var diyorum,ama söylersem karşımdakine haksızlık olacak,susuyorum. Yine bazen söyleyeceklerimi karşımdakinin duyma ve bilme hakkının var olduğunu görüyorum,ama bu kez bakıyorum benim söylemeye hakkım yok,yine susuyorum. Ancak gördüm ki olgun ruhlar, sözcükler olmadan da duyuyorlar, anlıyorlar, konuşuyorlar ve paylaşıyorlar. Lord Chesterfield
Şub 23
bir kantar memuru için incil
eski kışlalarda bu güz öğleleriduruma en aykırı oynak şarkılarsıcak çaylardan soğuk gazozlardan beklediğimizne beklediğimiz arayıp bulduğumuzvazgeçip kıyıya iniyoruz(1)üç güvercin kuşu var üstelik su gökleri direkleradamlar oturmuşlar sandal boyuyorlaradamlar oturmuşlar bir kırmızı uydurmuşlardenizin mavisine yangın ateşiyanlarında testileri yanlarında düzen yanlarında ekmekmutsuzluğa gerekecek ne varsa yanlarındabeş kişiyiz beş kişi miyiz üstümüz başımızkiminin elleri suda kiminin gözleri karabenim …
Şub 23
Gelecek Yıl İlkbahar Yokmuş
Yüzünü bir kedi tırmalayacak ona deli deme sakınSonra trenin önüne bir oğlan atlayacakZayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahramanRaylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasınaBu gece yağmur yağacak ona dur deme sakınSu yaramazdır, toprağın yorgunluğundan ne anlayacak İçini sürüklediğin bu korkunç mermi yuvasındaEn büyük dansa kalkmaya hazır ağır dallarınlaNinnilerle değil, vedalarla uyut kendiniDışarıdaki cemre sana düşmez uyma hayataBu …
Şub 23
Bahar Kantosu
Bu sabah baharla durulanmış yüzünGörüyorum iyilikçi bir gökyüzüGözlerine bakıyorum, konuşamıyoruzPortakal çiçeklerinin kokusunuBüyüyen otlarda güneşin ısısını Bahar gelmiş ışık ağacı pırıl pırılKoşuyoruz kavuşmak için denizeZambaklar sokaklarla doluSokaklar zambaklarla doluSalyangoz iziyle dolu bahçe Denize yakın oturuyoruz, sessizliğeDeğiyor elimiz, adalar oldukça uzakta,Suya değiyor elimiz, yaprağa,Kuşlar ağaçlarla dolu, ağaçlarKuşlarla, ışığa koşuyor nar ağacı Güneşin oltası uzanıyorÖlümsüz yapıtlarına denizin Güz …
Şub 23
1den bire
uykuyla uyanıklık arasındaçekirdeksiz nar gibi geldin birden bire bu çarpan hangi saatin hızıdırher şey sen oluyorsun birden bire insan kime gitmeli tükeninceocağında yükselirken bacalar birden bire üç kadın aydınlık bir sofada oturmuşbir damla suya dönüyorlar düşümde birden bire yürüyordum bir gün ikiz gibi sokaktabende bir olmuşuz seninle birden bire tebeşir çocuklar gibi çınçın ağızlıçemberler içinden …
Şub 23
Hece Ve Ölüm
Ahşap şehrin kağıda vurancamları. Kırıldı. Görüntühavuzdan döküldü. Çılgın dil.Neyi unuttum? Bir örgü. Annem örüyor, ben çözülüyordum.Elmayı soyup bir tabağakoyar gibiydim. Güzel gibiKulyağımda dönen çılgın dil—dönüp duran hâtıra kutum,içindeki kedi gözlerive beslediğim cam heceler.Hâtıra kutumu kırdım ben,kulağımda dönen çılgın dil…… kanı akıtılan bir inci. Ne çıkar unuttuk hepsini!Seyhan Erözçelik