Şubat 2021 archive

Sislenen

Gittikçe puslanıyor görüntüsislenen bir aynaya dönüyoryakın geçmiş de olsa artıkzor seçebiliyoruz birşeyleribulutlar çöküyor anılarımıza Ama unutmuş değiliz yaşananıbuğulu bir düş gibi de olsaduyumsuyoruz o kekre tadıve her anımsayışta irkiltiyoro soluksuz bırakan küf kokusu Soluk renklere bürünse desuyun ve göğün görüntüsüyaşanan duyurulacaktır mutlakaanlatacaktır bir çocuğa bunlarıgöğsü paramparça edilen biri Ahmet Telli

Zaman Kekemeydi

Gün bitti, elindeki güller de solduanımsanacak neler kaldı bugündenpaylaşılmış olan nelerdi sımsıcakbelki bir türkü söyleriz geceye karşısaçlarını tarazlayan bir şafak olur Zaman kekemeydi ve tarihe sızansoytarılar gördük genç ömrümüzdeölüm peşimize düşende bir göçebeydiksuretimiz ağardı kurulan darağaçlarınabütün sığınaklar uçurumlara açılırdı Rüzgâr suyu soğutsun su terli bedenlerimizive aşkı düşünelim biz, destan yalnızlıklarıkonuşursak akşam olur ve yine yağmur …

Devamını oku

Sözde Sararır

Olur, aramam seni ve kimseyiAnıları pas tadında bırakırımKonuşacak ne kaldıysa kalsınSusmaktır birşeylere saygılı kılanAyrılık da bir olanaktır bilirsinİnce bir sis, bir hüzün örtüsüDumanlı bir ıslık yakışır şimdiDudaklarıma, bırakıp giderimSöz / de sararır biterken bir aşkKediye iyi bak çiçekleri sulaDiyorsam da aldırma sözlerimeAlışkanlık işte başka birşey değilSöz / de sararır biterken bir aşk Ahmet Telli

Sığınak

Sözün yine hep aşktan yanaysasevgilim sen sakla bir kaçağıbelki yorgun ve yaralıdır hâlâölüm basmıştır son sığınağıSus ve sadece dinle sessizliğiperdeleri çek ışıkları söndürbir selam bir haber gönderir belkisesleri hiç duyulmayan dostlarBir cigara sar bitlis tütünündenbir çay demle sonra, anısı kalsınbekle başında onun sabaha dekBelki benim sana böyle sığınanyapayalnız ve öylesine yorgunkimliği duvarlarda kalan bir kaçak …

Devamını oku

İmlasız

Ayağı kayan bir çocukKadar şaşkınım, bilemedimDüz yolda yürümenin imlâsınıKanayan dizlerime bakıp daAğlamayı öğrenemediğim gibi Sevgilisi değildim kadınlarımınBir papağan tüneğiydim belkiAma birkaç sözcük öğrendiysemKadınlardan öğrendim, yine deBilemedim sevgilim diyebilmeyi Büyülendim ama büyüyemedimAklım ermedi aynalara ve suyaYüzümü gösterip kalbimi nedenSakladıklarını öğrenemedimŞaşkınım, cahilim ben bu dünyada Ahmet Telli

Kalbim Katlanma Bu Dünyaya

Anılar biriktikçe sisleniyor aşklardaYitiriliyor serüven duygusu ki o zamanŞeytanımı koluma takıp gitmeliyimYeni bir cehennem kurmalıyım kendimeHep kendini yineliyorken sesler kokularGittikçe birbirine benziyorken dünle bugünÖlümsüz olmak kadar ürkünç birşeyBu dünyaya alışmak duygusu Sonsuza kadar sonsuzluğa asılı kalmakTanrılara ödül insanoğluna cezaysaKalbim bağışlanmayacak birşey yapKatlanma kendine ve bu dünyaya Kalbim ödünç say sana ayrılan ne varsaGeri vermiştin dininiDilini …

Devamını oku

Herşey Yerli Yerinde

Her şey yerli yerinde; havuz başında serviBir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,Serpilen aydınlıkta dalların arasındanBüyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zamanSessizlik dokunuyor bir yerde yaprak yaprak Biliyorum gölgede senin uyuduğunuBir deniz mağarası kadar kuytu ve serinHazların aleminde yumulmuş kirpiklerinYüzünde bir …

Devamını oku

Selam Olsun

Selam olsun bizden güzel dünyaya,Bahçelerde hala güller açar mı?Selam olsun sonsuz güneşe, aya,Işıklar, gölgeler suda oynar mı? Hepsi güzeldi.Kar, tipi, fırtına,Günlerin geçişi, ardı ardına.Hasretsiz bir kanat şakırtısına,Mavi gökte kuşlar yine uçar mı? Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan.Dönmeyen gemiler olduk açıktan,Adınızı soran, arayan var mı? Ahmet Hamdi Tanpınar

İstida

Yarab! İnsan oğullarından çektiğim yeterGök yüzünden benim hisseme düşeni verAltına dilediğim gibi ömrümü sereyimMendil kadar olsun tarlamı ayırBeni doyuracak ağacı göster. Rabbim! İnsan oğullarından çektiğim yeterYalnız senin ellerin gezinsin ömrümdeBeni yalnız sen mahkum eyle sen azatVe yalnız sen canımı iste benden kiNereye saklayacağımı şaşırmadan vereyim. Bedri Rahmi Eyüboğlu

Sana Büyük Şehirlerden Bahsedeceğim

sana büyük şehirlerden bahsedeceğim.en büyük camiler orada kurulur,en küçük mezarlar orada kazılıren kara yazılar orda dizilir. yüksek minarelerde sela verilir,civar hanelerde zina edilir.büyük şehirlerde yalan söylenir,halbuki küçük köylerin mezarlığı bile yoktur. büyük şehirlere bağlanma mehmedim.öyle bir şehre yerleş ki,küçük olsun fakat bizim olsun.sokaklarında tanımadık yüz,ensesine şamar atmayacağın kimse dolaşmasın.her ağacına elin,her karış toprağına terin değsin.ve …

Devamını oku