birazdan kıyamet başlıyacakbaşlasın geldik gidiyoruz bağışla bizi büyük uykular gördük rüyada hayra yorduk herşeyi herşey dediğin nedir ki sen bilirsin kalbimizi durur unutsak yenilgimizi durur kaybetsek sudaki izimizi kalbimiz dediğin nedir ki aşk var aşk yok birarada tutamaz ikimizi geçtik dünyanın arasından geçtik bu küçük omuzlarımızla maviler giymiş ağlayan meleklere tarifsiz kadınlara düşmüş bayraklara gecikerek …
Şubat 2021 archive
Şub 23
La Tahzen
Üzülme! Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın. Üzülme! Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. …
Şub 23
sevgide ölçüyü kaçırmak
“…Arapça’da “aşk”ın esas itibarıyla sarmaşık kelimesiyle aynı kökten gelmesi ve bir sarmaşık nasıl bulunduğu yeri sararsa, aşkında arız olduğu kişiyi aynı şekilde sarması durumundan hareketle bu ismi aldığı öne sürülür.Bu kelimenin bir diğer anlamı da “sevgide ölçüyü kaçırmak” demektir…” A.A.Şentürk/Doğu Batı sayı 26
Şub 23
Anı
Ne zaman Mühürdar’a gelirsem Çin’denBir güzel susmak geliyor içimdenBir kız sevmiştim gıllıgışlıYuvamı yapan bir kırlangıçtıAklımı kaçırıp kaçırıp kaçtıÜç güzelden ikincisiydi cadıNe çektim bilir Hadi’yle SadiKarnımdaki geçmiş çocukmuş teptiİşe bak, köşeyi dönerken şimdiKarşıma çıkar diye kalbim hop ettiNe zaman kendime gelirsem Çin’denBir güzel susmak geliyor içimden Can Yücel
Şub 23
Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım!
Yaşlı adam, karakolun üç-beş basamaklık merdivenini birkaç kez dinlenerek çıktıktan sonra, ilk gördüğü memura yanaşarak: – Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım, dedi. Ne yapmam gerekiyor? Polis memuru, her günkü raporlardan birini yazıyordu. Antika bir daktiloyu takırdatıp dururken: – Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu değil mi? Yaşlı adam, dudakları titrerken: – Annemi on yıldan …
Şub 23
ey esir kuş
Ey gül, gül bahçesinden sen ne gördün?Dikenin sitemi ve kötülüğünden başka ne gördün?Ey gönül aydınlatan yakut, şu olanca alımlılığınla,Pazarda sıradan bir müşteriden başka ne gördün?Çimenliğe gittin, ancak payına kafes düştü!Kafesten başka ey esir kuş ne gördün? Pervîn-i İ’tisâmî
Şub 23
Kafes ve Kış
Ey esir kuş! Uzak bağlarda ötüyorsun. Kıştır… Ben senden çok uzaklarda, kargaların velvelesi arasından o kuşun sesini duyduğu andan itibaren sana uçma ümidi ve aşkıyla tutuşan kuşu görüyorum. Adeta kanatları da ateşte yanmış, kararmış… Ama o esirdir, kafesi dardır, kafesinin parmaklıkları zindanın demir parmaklıkları gibidir. Yeni kafese kapatılmış vahşi kuş gibi, gece gündüz kendini kafesin …
Şub 23
Düştüğümde İnmiyorsam Kalbimi
Geldi denizVe güneşteki suskunluğum oldu yakamozu.Melodi, dalgalar,gemiler,ıslanan güneşVe içimin ırmakları aynı notadalarMartıların düşümdeki kanatları…Yine önce sende geldi akşam yalnızlığımaSanırsam yosunlarda biriken bir kayayımDalgalar senden habersiz vurur ölümüme.Saklamışsam cebimde zamanın dişleriniBu denizin ölçeklerini ben unutursamSanırsın böyle bitecek olmadanlığım,Evet inan,aynı öylece bitecekDinlemediğin bu türkü.Kabaran kini oluyorsa hüznümBu seni bilmeyen Marmara’nın gözleriBen ne yapabilirimBakmaktan öte yitirilen şafaklara… Kurak …
Şub 23
Kalan Günlerden Sonralar
Gideceksin biliyorum.Kuşları da götüreceksin yanında,Selvi boylarında yaz serinliklerimi.Çölü boşaltacaksın damarlarımdanZağros dağlarını meşhedden öte bırakarak.Gideceksin biliyorum.Kudüsüm’ü Semerkant’ına yad edeceksin.Gideceksin ve pınarları kuruyacak bu ateşin.Sanıyorsun küller bir gün uçacak,Hasım hasım dolacak sanıyorsun her yalnızlık.Gideceksin ve bilmiyorumNiye bulutların da senle gideceğini.Kaldığını niçin anlamıyorum sevdiğim kuş seslerinin.Gideceksin ve ebabil susacak her yanım.Sağanak sağanak özlemi uçurarak maziyeAnlayacağını bilemiyorum kimseninHerkesin tanrısı …
