Bir bıçak edin artık kendineBırak avutmayı bedeniniUcuz zehirlerle, alkol vb.Balkırken ölümün çelik dikeni Bir bıçak…Kromaj kaplı bir kan lekesiParlasın üstünde veUğuldasın ölümün sesi Bir bıçak edinin…Önce ucunu deneİyi gelirse eğerGömersin şehvetle etine Bir bıçak edinin artık…Bileğine bir şans tanıEğlenirsin hem işte birkaç saniyeDe olsa seyrederken fışkıran kanı Bir bıçak edin artık kendineTitremeye başlamadan elinBulamazsın sonra …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Gökyüzü ve Şiir
Bir kelime gelir, sürtünür, yoklar beniAnlarım, bir şiirin elçisidirBırakır hemen elimdeki işi, sokağa çıkarımBakarım, günlerdir içimi sancıtan şiirOrda, esinimi ışığından süzdüğümSonsuz göğün altındaBana incecik gülümsemektedir İsmail Uyaroğlu
Şub 23
Uçurum
Şiir uçurumdurVe çiçekten bir köprüGeçer üstündenGerçeğin kıyısına uzananDüş kıyısından Kimi ulaşır karşıya uçar gibiKimi ulaşamaz, düşerKimi de boşlukta asılı kalırDüşerken tutunabilirseBir kelimeye eğer İsmail Uyaroğlu
Şub 23
Ömrüm Bana bağışla bu şiiri
Büyük bir şiir yazmak istiyorumPatlayan bir fırtınanın ardındanKayalardan fışkıran hayatGibi büyülü ve vahşiÖmrüm, bana bağışla bu şiiri Kumsalı döven denizlerdenNasıl beyaz ve inceKöpükler doğarsa, öyleBeyaz ve vahşiVahşi ve inceÖmrüm, bana bağışla bu şiiri Bileğimden hışımla doğanKelimelerin güneşiAydınlatmalı birden yangın hızındaHayatın gölgeli, kuytu yerleriniÖmrüm, bana bağışla bu şiiri Ağlayan bir bebeğin sesiBuluşmalı vurulan bir gencin haykırışıylaVe …
Şub 23
Yeni Söylenmiş Gibi
Fısıltıyla sevişiyoruz sokaklardaSözlerimiz kimseye değmedenDolaşıyor kalabalığın arasındaVe sonunda gelip gene bizi buluyorTanıyoruz kelimelerimiziÇünkü her biri hâlâYeni söylenmiş gibiYanıyor İsmail Uyaroğlu
Şub 23
Şehit
İstanbul’ da bir şehirhatları vapuruna verildi adım iki kıyı arasında usanmadan dolaşır her iskelede seni ararım Sunay Akın
Şub 23
Kaza Süsü
Biri çıkıp öldürsün benive kaza süsü versin cansız bedenime nasıl da sevinirdim ilkokul pencerelerine bayrak asarken doğduğum kazanın her bayram öncesi süslenmesine Çay bardağı biçiminde yontulsun mezar taşlarım ve yaşamdan bir tek yudum bile alamayacağım için üstlerine yatay olarak bir de kaşık konsun Ne başucuma ne de ayak ucuma dikilsinler biri sağımda diğeri solumda olsun …
Şub 23
Yüz Havlusu
Çarmıha gerildiği yaşta İsa’nınavuçlarımdan tutan iki çocukla çiviliyim yaşama aşk bardağını çalkaladığım su olmak kırılacak eşya taşıyan bir kamyon gibi gidiyor Ağrıma Kendi kendime konuştuğum sanılıyor hep yanımdadır oysa giderken bıraktığın yüz havlun bozdun saklambaç oyununu ama bana gizlendiğim yerden çık demeyi unuttun Her gece yatmadan okuduğum bir kitap olmanı isterdim kırardım ışıkları söndürmeden yarım …
Şub 23
Çocuk Ve Hüzün
INe zaman bir çocuk ölse gözü evlerinde annesinin kavurduğu helvada kalır II Yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen köprü olmak geçer hiç değilse içimden III Her akşamüstü oyuncakçı camekanından çocuk ellerinin izlerini siler Sunay Akın
Şub 23
Aile Boyu
Ezilmiş bir çocukluk benimkisibir iskelenin vapurların yanaştığı yüzüne asılıdır üç tekerlekli bisikletimin lastikleri Annesiz büyüdüm çünkü yani serçeydim kar üstündeki ve arka bahçesinde kasabın beslediği kuzu Dudaklarımı,işte bu yüzden aile boyu bir şişeye değdirip içmeyi severim gazozu. Sunay Akın