Başımı döndürünce denizden yana soluğu yanağıma değer usulca Çözülür bağrımdaki kar yüreğim alabildiğine ferahlar Yakasında oyalı mendil sessizce dolaşır imge sokağında aşk fesleğen kokar eser açık denizde efil efil yelkenine rüzgar olur ayrılık söner hayat dudağında Eski bir anın ucunu yakar yalnızlık şiire sığınır bir avuç su Bir şarkıyı başından sonuna kadar bilmediği için ağaç …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Kara Sevda
Zemheri vaktidir dışarıda ayaz var çok üşümüş olmalısın yüzün kar yorulduğun eski tüfek kalkışından belli Sevişmenin tam ortasında yıkılmış sırça köşk kırık camlar sana kalmış bakışından belli Umarsız halkın beklediği Mesih kuruntudur Sen bir elma ağacısın bereketli gölgene çocuk sevinci getirir bahar yeli meyve zamanı ertelenmez gelir aşk inadına beklersin hep tek başına vakur Neden …
Şub 23
Kadınlara Dair
Dipsiz kuyuya düşen çığlık büyütür umarsızlığı Her evde bir yalnızlık Saçını hayata süpürge eden kadın siler kitabından rengarengi büyür sinesinde yangın Bu yüzden akşam gelen erk tanımsız taşıdığı kara kimliği arka odaların yargısız infazına terk ederek düşlere kaçar erken saldırgan boşaltır içini yatağa iç depremde sarsılır güven İnsanı insana bağlayan zincir bin yıllık esarete kefil …
Şub 23
Olvido
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.Gün saltanatıyle gitti mi bir defaYalnızlığımızla doldurup her yeriBir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdanLavanta çiçeği kokan kederleri;Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklarUnutuşun o tunç kapısını zorlarVe ruh, atılan oklarla delik deşik;İşte, doğduğun eski evdesin birden, Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşikVe cümle yitikler,mağluplar,mahzunlar… …
Şub 23
Zaman O’na yıl yazmamış…
Zaman O’na yıl yazmamış,silmilş Ne zerafet, ne eda eksilmiş Demek, Zaman sandığım kadar zalimVe güzelden anlamaz değilmiş Hüsrev Hatemi
Şub 23
Yıkıntı Ve Çöküntüyü Yaşamak
Başta,sevinç getirir kısa süre Ortada ve sonda yıkıntıyı yaşamanın Adı, Aşk’tır Hatta geriye sarıp da kaseti, Bir ömür dolduran coşku ve haseti Ve yaman bir çöküntüyü yaşamanın Adı, Aşktır Hüsrev Hatemi
Şub 23
Uzlet Köşesi
Yıllar birikir ardımızda, yürek, Yıpranır ve soluk daralır Güneşli geniş bulvarlardan, Isıtan dost tebessümlerden Uzlet köşemize ne kalır? Hele elden gidince teselliler Teslim oluruz teessüflere… Mazinin seyrüsefer memurları, Sühulet gösterirdi seyyahlara Keder ki bir siyâhi seyyahtı, onu sen, Onu sen hoş tutmadın ey yüreğim! Güller dökülür bülbül ölür, sevgi gider Çimen çocukları yeşerir sonra, Onlar …
Şub 23
Kırgınlık Şiiri
Kırgınlık Sanki başka bir his Hiç ama hiç Yaşamamış gibiyim. Kırgınlık Beyoğlunda bir ara sokakta Yapıldığı yıllarda muhteşem Şimdi küf ve soğan kokan Bir bina gibi Kime ne sitem etsem veya yakınsam Bütünü sana gibi Bir yol tutturup kendiliğinden Hepsi sana yöneliyor Bedenim Toprak üstünde kaldıkça Benden ne selam ne sitem Ne de yakınma Bekleme, …
Şub 23
Non Dolet
Keder bir fener gibi döner geceleri, Ve bezgin seher gelir ardından Her tanışmayı bir ayrılma say; Her doğum bir ölüm habercisi Kavuştuğumuzda ayrılmıştık bu kesindi, Her güne ayrılığın korkusu sindi Gerçeği bilmeyen yüreğimiz, Hep yeni tanışmalara gereksindi… Her kavuşmayı bir ayrılma say Karanlık umutsuzluktan geçene, Tek mum ışığı çırağan görünür, Oysa iyi bilinir ki dönüş …
Şub 23
Saim Bey’in Gazeli (II)
Sevda, çıkmaz yolu izlemektir, Kavuşmaktan çok, özlemektir. Kapanmasın diye hasret yarası, Pir Sultan misali tuzlamaktır Gönüllü avutucuların şerrinden, Derdini herkesten gizlemektir (medet heeeey) Yapyalnız akşamlar bastırıyorken Kıvrılan yolları gözlemektir. Derdini kendine saklamaktır ey Saim! Sanma ki inlemek, sızlamaktır. Hüsrev Hatemi