Aslında hiçbir şey kâr değil insanaNe gücü ne zayıf yanları ne de yüreğiGölgesi bir haç gölgesidir kollarını açsaVe kırar göğsüne bastırırken sevdiği şeyiTuhaf bir ayrılıktır hayatı kapkaraMutlu aşk yok ki dünyada Hani giydirilmiş erler bir başka yazgıyaİşte o silahsız askerlere benzer hayatıSabahları o yazgı için uyanmış olsalar daTükenmiştirler ve kararsızdırlar akşamlarıSöyle yavrum şu sözleri ve …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Güneş Saati
Darılmışım kendi kendime Artık hiçbir şey açmaz beni Ne kadın, ne şarkılar, ne etrafta manzara Ah, her zaman insanın içi nasılsa Dışı da öyle Saatlerdir elimde değnek Deniz kenarı sazdan bir kahvede Toprağı eşerim Sanki Robenson’un adası Oturduğum masa ile iskemle Vakit ikindi Biri beni geçti Seni de geçecek Biz seninle sevişemedik Sevişemeyeceğiz de Gölgeler …
Şub 23
Bir Gün Sabah Sabah
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,Uykudan uyandırsam seni:Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliçten.Vapur düdükleri ötmededir.Etraf alacakaranlık,Köprü açıktır henüz.Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam… Yolculuğum uzun sürmüş oldukçaGece demir köprülerden geçmiştir tren.Dağ başında beş on haneli köyler,Telgraf direkleri yollar boyuncaKoşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden,Uyanıp uyanıp yine dalmışım.Biletim üçüncü mevki,Fakirlik hali.Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,Sana Sapancadan bir …
Şub 23
Gazel
Biz şevkiz çılgın bülbülün deminde gizliyiz Kanız kırmızı goncanın kalbinde gizliyiz Bu zayıf vücud üzre çiy gibi gözyaşı döküp Can ipliği gibi mânâ cevherinde gizliyiz Âlemde şöhret olsak n’ola namsız nişansız Gönül gibi bir acayip bilmecede gizliyiz Her hâlimizi bilen yine seher yelidir Gönül bezeyen saçın büklümünde gizliyiz Hem gül gibi bir mana rengiyle açık …
Şub 23
Payıma Düşen
Çözemedim anlamını yaşamın, dağınık melekeler, bulanık bir zihnin bölünmüşlüğü. yalnızca duvarların içinde yol aldım nereye gitsem. Ne kadar çile kaldı çözülüp açılacak gittikçe karmaşıklaşırken örgüsü yaşamın biz yaşlanırken-yerimiz ne kadar dar sıkıştığımız, dolaşmış ipliklerden kalanı çözmek için. Bir labirent sanki ya da Arakne’nin Athena’ya karşı ölümcül savaşı, tanrıların işlerinin bilgisiyle bir tanrının bilincinin ağırlığını taşıma …
Şub 23
Pazartesi Gecesi
Görürsün şimdi korkunun sık sık kalbini parmakladığını, ve bazen dünya yalnız uzak haberlere benzer; eski ağaçlar çocukluğunu korur senin için durmadan daha eski zamana ait bir anı gibi. Şüpheli sabahlar ve kötülüğü sezen geceler arasında ömrünün yarısını savaşlar arasında yaşadın, ve bir kere daha şimdi, emir sana doğru parlıyor kaldırılmış uçlarında süngülerin. Bazen manzara hâla …
Şub 23
Aşk Türküsü
Batıya döner ayçiçeğiGün hızlanmıştır bileEğildi mi o – yoğunlaşırYaz havası, kımıl kımıl yapraklar, işlikDumanları. Çatırdayıvermesiyle yıldırımların,Bulutların akıvermesiyle bir, uzaklaşır yiterGöğün bu son oyunu da.Yıllardan beri,Sevgilim, hep böyle şaşkına çevirirBizi ağaçların değişmesiNavigli’deki. Ama günlerimiz hep aynı,Güneş o güneş, çekip gidenBir ışık çizgisiyle ardında, sevgi dolu. Anılar bitti artık, anımsamak istemiyorum;Belleğimi ölüm almış,Yaşamın sonu yok. Bütün günlerBizim. …
Şub 23
Yağmurcuk ile Yasemin
Yağan yağmurcuktuVarıp kulağına dedi yaseminin :“N’olursun hep yüreğinde tut beni!…”“Ama ben…” dedi yaseminİç çekti yavaştan, ağırdanSonra toprağa düştü. Rabindranath Tagore
Şub 23
Öyle çok beklerim ki sarhoş olur zaman…
“Nâz idüp şol iki hâlün birini gizleme kimNâzunı sen beni öldürmege nâr eylersin” Emrî Naz ile nazm arasında bir kuştur özlemek -ipliğini çeker sevdanın- Kadın inci gibi dizdi gözyaşlarını zamana. Şiirdir bu yüzden beklemek. Bekledi, yokladı incileri. Hepsi yerli yerinde.Yüzüne sürdü gül-i nâzı. Yıkadı asumanın ipeğini, güneş bulmaya çalışmadı hiç.Biliyordu, ölüdür evrenin zifiri. Nûr’a döndükçe …
Şub 23
Giderken Konuşmalar II
Kısacık bir an’dık: kuşların Boğaz’ı geçişi gibirüzgârın tozları savuruşu gibiyaprağın toprağın yanağına değişi gibisevdik ve öldük. Gayret üzerine düşünüyorum bazen. Yara birden bire buğulanır, biliyorsun. Bütün bir yılı duvarlarıma açtığım billûr yaradan evreni izlemekle geçirmişim. Kucağımda kendinden ölgün kelimeler, kokular adına karışıyor. Kollarımda gölgeler -üzerine gözyaşı, uyku, rüya giyinmişler- Günün içinden geçemiyorum. Konuşup duruyorum hiç …