İlel ‘ebed

İlel ‘ebed… Bu tahayyül verirdi neş’e bana;
İlel’ebed onu sevmek, ilel’ebed, millim
          Fakat hayatfeza
Bir ibtila ile sevmekti en güzel emelim.

Tasavvur-i ebediyyet hayat ü sevdada,
Bu bir hayal idi, lakin hayal-i dilberdi;
         Evet, bu rü’yada
Cinanı görmeğe benzerdi, rühperverdi!

Yazık! şu neş’emi tesmim ederdi hiss-i firak,
Düşerdi ruhuma her ayrılışta bir ahker;
         Evet, bu his, bu merak
Verirdi aşkıma bir hadşe-i melalaver.

Güler görür de o çeşm-i siyahı ağlardım,
Cihanda bir bu iken rühumun temennası;
        Evet, ben anlardım :
O tatlı giryelerin ayrılıktı manası.

Geçip tehaşi-i firkatle hep leyal-i visal
Sabah olurdu sükfin bulmadan tahassürler;
        Evet, geçerdi leyal,
Büyürdü beslenip ümmid ile teessürler.

İlel’ ebed … iki ruh-i muaşıkın bu ümid,
Bu va’d-ı muğfil-i sevda penah-ı kalbiydi;
       Fakat ne fikr-i ba’id :
Hayat-ı zail içinde muhabbet-i ebedi!

Tevfik Fikret

ÖLÜNCEYEDEK

Ölünceye… Bu tahayyül verirdi neşe bana;
Ölünceye onu sevmek, ölünceye, üzücü
       Fakat hayat veren
Bir iptila ile sevmekti en güzel emelim.

Hayatta, sevgide sonsuzluğun düşüntüsü; bu
Bu bir kuruntu, fakat pek güzel kuruntuydu;
       Evet, bu düşlerde
Tutun ki cenneti görmekti, ruhu beslerdi.

Yazık! sevinci zehirferdi ayrılık duyusu,
Düşerdi ruhuma bir kor her ayrılık vakti;
     Evet, bu his, bu merak
Verirdi aşkıma bir keskin ağrı, gam getiren.

Güler görüp o siyah gözleri ben ağlardım,
Cihanda salt bu iken ruhumun tek istediği;
        Evet, ben anlardım :
O tatlı gözyaşının ayrılıktı anlamı hep.

Geçerdi gitmesinin korkusuyla hep geceler,
Sabah olurdu durulmaksızın bu özlemler;
        Evet, geçer geceler,
Büyürdü ağrımalar beslenip umutlarla.

Ölünceye… İki sevdalı ruh için bu umut,
Bu aldatan sözü aşkın ki kalbe sığ’naktı;
      Fakat ne boş düşünüş :
Ölümlü bir yaşamın ortasında ölmeyen aşk!

Tevfik Fikret
Sadeleştiren: Ahmet Muhip Dıranas

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.