Ruhun Kelimelerle Dansı
Şiir Antolojisi'nde binlerce şairin kalbinden süzülen ölümsüz dizeleri okuyun, hissedin ve paylaşın.
Günün Şiiri
Rastgele Seçki
Senin kocan bir suratı çirkin adam
Ağzı açık uyur
Ve senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça
63 yılda kaç bulut geçti?
Günümüzden tam 63 yıl önce, 28 Şubat 1942 tarihli "İnkılapçı Gençlik" Dergisi'nin birinci sayfasında "Bulut Geçti" adlı bir şiir yayınlanır. Şiir şöyledir:
Sen şimdi kocanın evinde oturursun
Ve saçların artık eskisi gibi değil
Geceleri yemekten sonra
Çorap söküğü dikersin
Belki de ellerin soğan kokar
Senin kocan bir suratı çirkin adam
Ağzı açık uyur
Ve senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça
23 yaşındaki şairin adı Salah Birsel'dir. Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat, şiirlerini sayfalarında birlikte yayınladıkları "Garip" adlı kitabı bir yıl önce çıkarmış, tutucu ve bağnaz çevreler bu yeniliğe sindiremeyerek yaylım ateşine tutmuşlardır. Salah Birsel'in şiiri de bu hazımsızlıktan payına düşeni alır ve Ulus Gazetesi'nden Sabahattin Sönmez'in hışmına uğrar: "Haydi, gençlerin yeni sanat anlayışlarına, yeni şiirlerine tahammül edelim, bu sabrı gösterelim, fakat bu zararlı propagandaya göz yummak kabil midir?" Vay efendim, bu genç şair, "milli aile" nin yapısına saldırmakta, evlilik kurumunu küçümsemektedir; bu yıkıcı bir şiirdir!.. Sabahattin Sönmez'in kışkırtmalarına dönemin ünlü edebiyatçıları da katılmaktan geri kalmaz. Buyurun, bunlar da Refik Halit Karay'ın Tan Gazetesi'nde "Çorap Söküğü Diken Zavallı Ev Kadını" başlığıyla yazdıkları: "Bence bu şiir, yalnız evlenmeyi kötülememektedir; genç kızları ere varmaktan, evli olmaktan şiddetle tiksindirdikten başka, onları sadece bir eğlence ve nefis körletme vasıtası olarak tanıdığını da anlatıyor, oynaşlığa, sürtüklüğe heveslendiriyor." Oysa ortada bir tek "zavallı" vardır; o da Salah Birsel'dir!.. Genç şair kendini bir anda kurtlar sofrasında, günümüzün diliyle kurtlar vadisinde bulur! Hakkında dava açılan Birsel, İstanbul 7. Ceza Mahkemesi'nde yargılanır. Bereket versin ki yargıç aklı başında, aydın bir insandır. Yargıç, şiirde söylenenlerin son derece doğal ve en önemlisi gerçeğe uygun bularak, 1942 yılının 17 Nisan günü yapılan duruşmada şairi aklar.
SAVCININ BAŞVURUSU
Her şey biter mi? Olur mu hiç öyle şey; bu ülkede vatan evlatları vardır!?. İstanbul Cumhuriyet savcı yardımcılarından Hilmi Davaslıgil şiirin "aile mevcudiyetini ve aile kurmak esasını sarsacak ve kadınlığın ana olmak hususundaki fikri temayülünü zayıflatacak" nitelikte olduğunu, Salah Birsel'in "açıkça çocuk doğurmamayı telkin ettiği" ve de mahkeme kararının bilirkişiye başvurulmadan alındığını belirterek Yargıtay'a başvurur... Genç şair, Basın Yasası'nın 41. maddesine göre yeniden yargılanır. Bu madde "Bir aydan bir yıla kadar hapis cezası" demektir. Yargıtay bilirkişi raporu olmadığı için kararı bozmuş, yargıç da bu karara uymuştur. Şiirin temiz olup olmadığına karar verecek bilirkişi heyeti üç edebiyatçıdan oluşur; Mithat Cemal Kuntay, Orhan Seyfi Orhon ve Halit Fahri Ozansoy... Kuntay ve Orhon şiirin "ahlak bozucu" olduğunda ağız birliği yaparlar ve de aklarlar: "Dergilerde bundan daha bozguncu şiirler de var!" Yani bu kafaya göre Orhan Veli de, Garip adlı şiir akımına destek veren öteki şairler de yargılanmalı ve hapse atılmalıdır! Salah Birsel'in lehine rapor veren yalnızca Ozansoy olur; bu şaire göre Birsel'in yazdıkları gerçekçilik olarak değerlendirilmelidir ve hiçbir suç unsuru taşımamaktadır. Tüm bunlar olur biterken, olayın başaktörü, hapislerde çürüme tehdidi altında olan Salah Birsel ne demektedir?... Evet, söz savunmanın: "Ben şiiri anlam için yazmam. Zaten bugün şiirde anlamın temeli oluşturmadığı üzerinde bir düşünceye varılmıştır. Ben şiir yazarken, bir güzellik yaratmak isterim. Şiir, sözcüklerle yazıldığı için, kendiliğinden bir anlam çıkar. Şiir sözcüklerin birleşmesinden meydana gelmiş büyük bir sözcükten başka bir şey değildir."
MAHKEME SUÇSUZ BULUR
13 oturumdan sonra mahkeme kararını açıklar: "Şair suçsuzdur!" Sizi bilmem ama ben, başımı kaldırdığımda geçip giden bir bulut görsem, Cumhuriyet tarihimizin en saçma sapan davalarından birinin sanığı olan Salah Birsel'i anımsarım. Yalnızca bulut geçince mi?... Kocasının evinde oturan, saçları eskisi gibi olmayan, çorap söküğü diken, elleri soğan kokan, suratı çirkin bir adam olan kocasının dövdüğü, nüfus planlamasına karşı cephe olarak, vücudu çocuk doğurdukça bozulmuş kadınların dramları, gözyaşları ve çaresizlikleriyle televizyon ekranında karşılaşınca da Salah Birsel gelir aklıma. Böylesi "zavallı" kadınlar öylesine çok ki dramları, hayat öyküleri hafta içi her gün tüm televizyon kanallarını dolduruyor neredeyse!?. Bu hafta, Salah Birsel'in "Bulut Geçti" şiirini yayınlanışının 63. yılında anmış olduk!.. Efendim; "Anmalar genellikle 25, 50 ya da 100 gibi yuvarlak sayılarda mı yapılır" dediniz?.. Yani, 50. yılı olsaydı daha bir anlamlı mı olurdu?.. Bir düşünün oysa; 51'in kabahati ne, 49'un neyi eksik!?..
Bulut Geçti
Şair: Sunay Akın
Sen şimdi kocanın evinde oturursun
Ve saçların artık eskisi gibi değil
Geceleri yemekten sonra
Çorap söküğü dikersin
Belki de ellerin soğan kokar
Ve saçların artık eskisi gibi değil
Geceleri yemekten sonra
Çorap söküğü dikersin
Belki de ellerin soğan kokar
Senin kocan bir suratı çirkin adam
Ağzı açık uyur
Ve senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça
Salah Birsel
Günümüzden tam 63 yıl önce, 28 Şubat 1942 tarihli "İnkılapçı Gençlik" Dergisi'nin birinci sayfasında "Bulut Geçti" adlı bir şiir yayınlanır. Şiir şöyledir:
Sen şimdi kocanın evinde oturursun
Ve saçların artık eskisi gibi değil
Geceleri yemekten sonra
Çorap söküğü dikersin
Belki de ellerin soğan kokar
Senin kocan bir suratı çirkin adam
Ağzı açık uyur
Ve senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça
23 yaşındaki şairin adı Salah Birsel'dir. Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat, şiirlerini sayfalarında birlikte yayınladıkları "Garip" adlı kitabı bir yıl önce çıkarmış, tutucu ve bağnaz çevreler bu yeniliğe sindiremeyerek yaylım ateşine tutmuşlardır. Salah Birsel'in şiiri de bu hazımsızlıktan payına düşeni alır ve Ulus Gazetesi'nden Sabahattin Sönmez'in hışmına uğrar: "Haydi, gençlerin yeni sanat anlayışlarına, yeni şiirlerine tahammül edelim, bu sabrı gösterelim, fakat bu zararlı propagandaya göz yummak kabil midir?" Vay efendim, bu genç şair, "milli aile" nin yapısına saldırmakta, evlilik kurumunu küçümsemektedir; bu yıkıcı bir şiirdir!.. Sabahattin Sönmez'in kışkırtmalarına dönemin ünlü edebiyatçıları da katılmaktan geri kalmaz. Buyurun, bunlar da Refik Halit Karay'ın Tan Gazetesi'nde "Çorap Söküğü Diken Zavallı Ev Kadını" başlığıyla yazdıkları: "Bence bu şiir, yalnız evlenmeyi kötülememektedir; genç kızları ere varmaktan, evli olmaktan şiddetle tiksindirdikten başka, onları sadece bir eğlence ve nefis körletme vasıtası olarak tanıdığını da anlatıyor, oynaşlığa, sürtüklüğe heveslendiriyor." Oysa ortada bir tek "zavallı" vardır; o da Salah Birsel'dir!.. Genç şair kendini bir anda kurtlar sofrasında, günümüzün diliyle kurtlar vadisinde bulur! Hakkında dava açılan Birsel, İstanbul 7. Ceza Mahkemesi'nde yargılanır. Bereket versin ki yargıç aklı başında, aydın bir insandır. Yargıç, şiirde söylenenlerin son derece doğal ve en önemlisi gerçeğe uygun bularak, 1942 yılının 17 Nisan günü yapılan duruşmada şairi aklar.
SAVCININ BAŞVURUSU
Her şey biter mi? Olur mu hiç öyle şey; bu ülkede vatan evlatları vardır!?. İstanbul Cumhuriyet savcı yardımcılarından Hilmi Davaslıgil şiirin "aile mevcudiyetini ve aile kurmak esasını sarsacak ve kadınlığın ana olmak hususundaki fikri temayülünü zayıflatacak" nitelikte olduğunu, Salah Birsel'in "açıkça çocuk doğurmamayı telkin ettiği" ve de mahkeme kararının bilirkişiye başvurulmadan alındığını belirterek Yargıtay'a başvurur... Genç şair, Basın Yasası'nın 41. maddesine göre yeniden yargılanır. Bu madde "Bir aydan bir yıla kadar hapis cezası" demektir. Yargıtay bilirkişi raporu olmadığı için kararı bozmuş, yargıç da bu karara uymuştur. Şiirin temiz olup olmadığına karar verecek bilirkişi heyeti üç edebiyatçıdan oluşur; Mithat Cemal Kuntay, Orhan Seyfi Orhon ve Halit Fahri Ozansoy... Kuntay ve Orhon şiirin "ahlak bozucu" olduğunda ağız birliği yaparlar ve de aklarlar: "Dergilerde bundan daha bozguncu şiirler de var!" Yani bu kafaya göre Orhan Veli de, Garip adlı şiir akımına destek veren öteki şairler de yargılanmalı ve hapse atılmalıdır! Salah Birsel'in lehine rapor veren yalnızca Ozansoy olur; bu şaire göre Birsel'in yazdıkları gerçekçilik olarak değerlendirilmelidir ve hiçbir suç unsuru taşımamaktadır. Tüm bunlar olur biterken, olayın başaktörü, hapislerde çürüme tehdidi altında olan Salah Birsel ne demektedir?... Evet, söz savunmanın: "Ben şiiri anlam için yazmam. Zaten bugün şiirde anlamın temeli oluşturmadığı üzerinde bir düşünceye varılmıştır. Ben şiir yazarken, bir güzellik yaratmak isterim. Şiir, sözcüklerle yazıldığı için, kendiliğinden bir anlam çıkar. Şiir sözcüklerin birleşmesinden meydana gelmiş büyük bir sözcükten başka bir şey değildir."
MAHKEME SUÇSUZ BULUR
13 oturumdan sonra mahkeme kararını açıklar: "Şair suçsuzdur!" Sizi bilmem ama ben, başımı kaldırdığımda geçip giden bir bulut görsem, Cumhuriyet tarihimizin en saçma sapan davalarından birinin sanığı olan Salah Birsel'i anımsarım. Yalnızca bulut geçince mi?... Kocasının evinde oturan, saçları eskisi gibi olmayan, çorap söküğü diken, elleri soğan kokan, suratı çirkin bir adam olan kocasının dövdüğü, nüfus planlamasına karşı cephe olarak, vücudu çocuk doğurdukça bozulmuş kadınların dramları, gözyaşları ve çaresizlikleriyle televizyon ekranında karşılaşınca da Salah Birsel gelir aklıma. Böylesi "zavallı" kadınlar öylesine çok ki dramları, hayat öyküleri hafta içi her gün tüm televizyon kanallarını dolduruyor neredeyse!?. Bu hafta, Salah Birsel'in "Bulut Geçti" şiirini yayınlanışının 63. yılında anmış olduk!.. Efendim; "Anmalar genellikle 25, 50 ya da 100 gibi yuvarlak sayılarda mı yapılır" dediniz?.. Yani, 50. yılı olsaydı daha bir anlamlı mı olurdu?.. Bir düşünün oysa; 51'in kabahati ne, 49'un neyi eksik!?..
Sunay Akın
Son Eklenen Şiirler
Urumçi Feryadı
Şair: Bilinmeyen Şair
Urumçi’de yangın var sönmüyor,
Mazlumun talihi hiç dönmüyor.
Kilitli kapılar ardında canlar,...
Mazlumun talihi hiç dönmüyor.
Kilitli kapılar ardında canlar,...
06.07.2026
Oku
ÖLÜLERİN KRAVATLARI
Şair: Yannis Varveris
Doğru, kadınlar çocuk doğururlar.
Ama erkekler de
ölmüşlerinin kravatlarıyla gösteriş yapmalılar....
Ama erkekler de
ölmüşlerinin kravatlarıyla gösteriş yapmalılar....
05.07.2026
Oku
Şiirlerimden birini dinlemek ister misin?
Şair: Bilinmeyen Şair
Fıkra
Bir bedevi, halifelerden birinin huzuruna girdi. Halife, belagatiyle (güzel ve etkili konuşmasıyla) övünmeyi seven biriydi. Bedeviye:
— "Şiirlerimden birini dinlemek ister misin?00" diye sordu....
Bir bedevi, halifelerden birinin huzuruna girdi. Halife, belagatiyle (güzel ve etkili konuşmasıyla) övünmeyi seven biriydi. Bedeviye:
— "Şiirlerimden birini dinlemek ister misin?00" diye sordu....
05.07.2026
Oku
Hayatım bu akşam yemekte ne var?
Şair: Bilinmeyen Şair
Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş.
Bu durumu konuşmak icin aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
"Yapacağın şey su, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla....
Bu durumu konuşmak icin aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
"Yapacağın şey su, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla....
05.07.2026
Oku
Şâir-i mâder-zâd (anadan doğma şair) İsmail Safa
Şair: İsmail Safa
Haramdır bana onsuz cinân ve can ve cihan
Sana emanetim olsun kulun gelinceye dek İlâhi!
Hâne-yi Rıdvanda kıl anı mihman....
Sana emanetim olsun kulun gelinceye dek İlâhi!
Hâne-yi Rıdvanda kıl anı mihman....
05.07.2026
Oku
Mutluluk Fotoğrafı II
Şair: Cafer Turaç
ah! bana yakışan bir kekliksin binlerce teşekkür sana
eğdirmedin başımı önüme, utandırmadın, artık yorgun değilim
ey çığlıklar, ey donuk yazlar, hırkanıza alarak unutun beni....
eğdirmedin başımı önüme, utandırmadın, artık yorgun değilim
ey çığlıklar, ey donuk yazlar, hırkanıza alarak unutun beni....
05.07.2026
Oku
Kadın
Şair: Cevat Çapan
Güller vardı, yağmurda.
Koparmayın, diye yalvardım.
Dayanmazlar, dedi kadın....
Koparmayın, diye yalvardım.
Dayanmazlar, dedi kadın....
04.07.2026
Oku
EĞER KURTULACAKSAM KALP AĞRILARIMDAN
Şair: Adam Zagajewski
Eğer kurtulacaksam kalp ağrılarımdan ve çekingenliğimden
Sienalı Azize Katerina yüzünden
Dua ediyorum ona duama kulak versin...
Sienalı Azize Katerina yüzünden
Dua ediyorum ona duama kulak versin...
03.07.2026
Oku
Canım Sıkılıyor Be Arkadaş
Şair: Simin Behbahani
Canım sıkılıyor be arkadaş! Ağlamaklıyım
Kafesten kaçarsam eğer, nereye gideyim, nereye ben?
Nereye gideyim, bir gül bahçesine varacak yolum da yok ki...
Kafesten kaçarsam eğer, nereye gideyim, nereye ben?
Nereye gideyim, bir gül bahçesine varacak yolum da yok ki...
03.07.2026
Oku
03.07.2026
Oku
Yolculuk Şiiri
Şair: Furuğ Ferruhzad
Bütün gece kalbimle biri bana şöyle diyordu:
“Gördüğünden beri çok perişansın,
Şafak vakti yıldızların arasından o gidiyor, gidiyor…...
“Gördüğünden beri çok perişansın,
Şafak vakti yıldızların arasından o gidiyor, gidiyor…...
03.07.2026
Oku
Siz içerideyken duvarlarını kendinizin ördüğü bir cezaevi gibi düşünün
Şair: Cüneyt Özdemir
X deki algoritmaya dair Cüneyt Özdemir şöyle bir paylaşım yaptı:
"Bir yayıncı olarak bence önemli bir gözlemimi paylaşmak istiyorum. Son zamanlarda burada algoritma o kadar güçlendi ki tek bir kelime aradığınızda ya da tek bir tweete birkaç saniye fazla baktığınızda sonsuz bir loop'un içine hapsoluyorsunuz. Hep ayni kelime hakkındaki tweetlerle baş başasınız
Çıkış imkansız gibi......
"Bir yayıncı olarak bence önemli bir gözlemimi paylaşmak istiyorum. Son zamanlarda burada algoritma o kadar güçlendi ki tek bir kelime aradığınızda ya da tek bir tweete birkaç saniye fazla baktığınızda sonsuz bir loop'un içine hapsoluyorsunuz. Hep ayni kelime hakkındaki tweetlerle baş başasınız
Çıkış imkansız gibi......
03.07.2026
Oku
Popüler Şairler
Kategoriler
Altı Çizili Satırlar
210
Anason Kokulu Şiirler
68
Bercestem
133
Çeviri Şiirler
2086
Deneme
663
Genel
128
Haiku
165
Hayali Cihan Değer
336
İstanbul Şiirleri
171
Kar Şiirleri
69
Kur'an-ı Kerim
19
Mektup
37
Röportaj
49
Şiir
7153
Şiir Gibi
40
Şiir Sanatı
122
Şiirdir Baba
154
Türk Şiiri
5016
Yol Üstündeki Semender
65
Konular / Etiketler
Hikaye (92)
Replik (23)
Goethe (19)
Röportaj (19)
Puşkin (16)
Lermontov (14)
ChatGPT (13)
Rabindranath Tagore (13)
Yakup Yaşa (13)
Nimet Yıldırım (12)
Halil Köksel (11)
Tâhirü’l-Mevlevî (11)
İndeks (10)
Malatya (10)
Ahmet Cemal (10)
Heinrich Heine (10)
Haşim Hüsrevşahi (9)
Mizah (9)
Adonis (9)
Kitap (7)
Yannis Ritsos (7)
Müzik (7)
Nietzsche (7)
Nabi (7)
Zareh Yaldızcıyan (7)