Eridi ve döküldü bütün dişlerim,Diş değildi onlar ışıldayan lambaydıGümüş beyazıydı, inciydi, mercandıSeher yıldızıydı, yağmur damlasıydı. ** Bu sarayda nice günler sarhoş ve mutlu yaşadım,Öyle ki makamım emirden de krallardan da üstündüŞimdi de aynıyım, ev de aynı, şehir de aynı,Bana “Neden mutluluk yasa dönüştü” demezsin? ** Şiirini bütün evrenin yazdığı devran geçti,Onun Horasan şairi olduğu zaman …
Tag: Nimet Yıldırım
Şub 23
Gidiyor Gönül Elden
Gidiyor gönül elden yardım edin ey gönül sahipleri Allah aşkına!Yazık, yazık aman çıkacak gizli dert açığa! Masaldır, hikayedir on günlük sevgisi feleğin,İyiliği fırsat bil dostlara ey sevgili. Karaya oturmuş gemimiz, es ey uygun rüzgar,Ola ki görürüz yine sevgilinin yüzünü Gül ve şarap meclisinde gül, tatlı öttü dün gece bülbül:Getirin sabah şarabını, uyanın ey sarhoşlar. Ey …
Şub 23
İsyan
Dudaklarıma suskunluk kilidi vurmaSöylenmemiş hikayem var gönlümdeAyağımdan ağır bağları çözBu sevdadan dolayı perişan gönlüm Gel ey adam, ey bencil yaratıkGel, aç kafesin kapılarınıBir ömür boyu beni zindana tıktıysan daŞu bir nefes için salıver artık beni Ben o kuşumÇoktan beri kafasında uçma sevdası olan o kuşDaracık göğsümde iniltiye dönüştü şarkımTükendi hasretle günlerim Dudaklarıma suskunluk kilidi vurmaSöylemem …
Şub 23
Üzülme
Döner yine Kenân’a kaybolan Yûsuf, üzülmeÜzüntüler kulübesi gül bahçesi olur bir gün, üzülme İyileşir durumun ey gam çeken gönül kaygılanmaGeçer bu çılgınlığın, sakinleşir başın, üzülme Dönmese de felek bizim arzumuzca iki günBir kararda kalmaz devran her zaman, üzülme Gelirse ömrün baharı, yine çimenler üstündeBaşına gülden şemsiye çekersin ey bülbül, üzülme Ümitsiz olma sakın ha, bilmezsin …
Şub 23
Küskünlük
Git…git ona doğru, umurumda değilSen güneşsin…o yeryüzü…ben gökyüzüOnun üzerine doğ, çünkü ben konmuşumNaz ile yıldızların omuzunaBeni perdelerin arkasına çeken senNasıl anlamadın sırlarımı?Bedeninden vazgeçtim senin, çünkü dünyadaBenim isteğimin amacı bir ten değildiKoştuysam sana doğru böyleAşka aşığım, senin visâline değilIşıksız gecelerimin karanlığındaSenin hayalinden daha güzeldir aşkın hayaliOnun yanında oturduğun şu anSen, şarap ve ona kavuşma devleti!Gitti geçmiş …
Şub 23
Hangi El İle?
Seviyorum onu…Tohumun ışığı sevdiği gibiTarlanın rüzgarı sevdiği gibiKayığın dalgayı sevdiği gibiKuşun yüksekleri sevdiği gibiSeviyorum onu…Aşk ne ileEbedileştirilebilir?Hangi öpücükle, hangi dudakla?Ne zaman, Hangi gecede?Yok olup giden ben gibi…Günler gibi…Mevsimler gibi…Yuvalar gibi…Evlerin damındaki karlar gibi…O da sonundaGölgeler arasında toz olacaktırEski bir fotoğraf gibiYırtılıp kaybolacaktırHangi el ileAşk ebedileştirilebilir?Hangi elle? Furuğ Ferruhzad, Çeviri: Nimet Yıldırım
Şub 23
Misafir
Dünya, hiç durmadan seferde olan bir tren gibidir.Zaman raylarının üzerinde, süzülen yıldız gibi akar geçer.Ezelin karanlık derinliklerinden,ebedin bilinmeyen yarı aydınlık çöllerinene haberler götürüyor da, böyle acelesi var?!Trenin yolcuları, ezelden ebede değil, ah, kısa bir fırsatta,bu upuzun yolun iki durağı arasındaisteseler de, istemeseler de ilerliyorlar.İki durak,tanıdığın iki durak:doğum ve ölüm;iki yokluk arasında kısa bir varlıkAdı ömür …
Şub 23
Dünya Geçidinde
Gül seyrinden doyulur mu?Gül ile arkadaş olan yaşlanır mı?Yüzlerce dağ büyüklüğünde üzüntünbir arpa kadar mutluluğun olsa bileonu karanlığın derinliklerine at, bunu koru.Dünya bir geçittir.Başlangıcı ve sonu belirsiz.Yol, ama düzgün değil.O yoldan bir defa geçeceksinAh, bir defa…Bir defa…Bir defa…Görürsün, bir gün seni gülden daha nazik bir şekilde doğurur,sıkıntılarla besler büyütür,ertesi gün soldurur ve yapraklarını yerlere serer!Toprağını …
Şub 23
Tarih Geçidinde Bir Damla Gözyaşı
Kâbil’in eli, Hâbil’in kanına bulandığı günden beri,Adem’in çocuklarının damarlarındaki kanda,acı düşmanlık zehri dolaşmaya başlayalıdan beri,İnsanlık öldü!Adem diri olsa da…!Kardeşleri, Yusuf’u karanlık kuyuya atalıdan beri,Baskı, zulüm ve kanla Çin Seddi’nin duvarları yükseleliden beri,insanlık ölmüştü!Sonra dünya insanlarla doldu…Ve bu değirmen döndü, döndü…Adem’in ölümünden sonra asırlar, asırlar geçti.Yazık!İnsanlık bir daha geri dönmedi!Asrımız,insanlığın ölüm çağıdır!Dünyanın sinesi iyiliklere kapalıdır!Özgürlükten, doğruluktan, …
Şub 23
Barış Diyarından Bir Esinti
Birisi günün birinde bana:“Bunca yaşadın. Ne yaptın?” diye sorarsa,Ben, defterimi gözlerinin önünde açıp ağlayarak,gülerek başımı kaldırırım:“Yeni bir tohum attım toprağa,dirilip boy atacak, meyve verecek.Ancak, çok bekledi, geç kaldı.”“O uçsuz bucaksız masmavi gökyüzünün altında,avazımın çıktığı kadar her yerde aşkın yüce adını tekrarladım, durdum.Bu yorgun, bu kısık sesimle,dünyanın bir köşesinde uykuda kalmış birini uyandırırım diye.Ben şefkati övdüm.Ben …
- 1
- 2

