Bir Mayıs

Ey işçi
Bugün hür yaşamak hakkı seninken
Patronlar o hakkı, senin almışlar elinden.

Sa’yınla edersin de “tufeyli”leri zengin
Kalbinde niçin yok ona karşı, yine bir kin?

Rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;
Lakin seni fakr etmede günden güne berbâd.

Zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden.
Azm et de esaret bağı kopsun bileğinden,

Sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün.
Bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.

Ey işçi
Mayıs birde bu birleşme gününde
Bişüphe, bugün kalmadı bir mani önünde.

Baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz;
Yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz.

Patron da fakir işçilerin kadrini bilsin,
Ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin,

Dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi,
Bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi.

Herkes yaya kaldı, ne tren var, ne tramvay
Sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say.

Birgün bırakınca işi halk şaşkına döndü,
Ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.

Sayende saadetlere mazhar beşeriyet;
Sen olmasan etmezdi teali medeniyet.

Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!
Kuvvetedir hak. Hakkını haksızlara anlat.

Yaşar Nezihe (Bükülmez)

Aşkı müşkül gizlemek, halka ayan etmek de güç

Aşkı müşkül gizlemek, halka ayan etmek de güç
Zahm-ı hicran-ı dîl’i lâkin nihan etmek de güç.

Hâki payinden cüdayım gerçi ol şûhun, fakat,
Visali için ağyare arzı imtinan etmek de güç,

Eylerim belki dil-i cânânı rencide diye,
Her saat, her lâhza feryad-u figan etmek de güç,

Yare talimi vefa ettikçe cevr eyler bana,
Neyleyim nâmihribanı, mihriban etmek de güç.

Kahru zilletle sürünmek – Doğrusu – âsân değil,
Bir elîm mevkideyim ki terk-i can etmek de güç,

Neş’elerden gam, sürurlardan sefa his eyliyor,
Kalbi nâşâdı Nezihe şadıman etmek de güç!

Yaşar Nezihe Hanım

Aşkım ebedidir erecek sanma zevale

Aşkım ebedidir erecek sanma zevale
Dönsem elem-i kahrı firakınla hilale

Bigane-i gamdın seni ben görmeden evvel
Ettin bu gün eglencemi feryad ile nale

Aylar seneler böyle firakınla geçer de
Hala seni ey zalim edemem Hakka havale

Etmez mi eser kalbine feryadı hazinim
Kafir bile giryan oldu şimdi bu hale

Feryad edip ağlarsa çok mu Nezih’e
Düştü gene bir sahili yok bahr-i melale

Yaşar Nezihe Bükülmez

Mecnun isen ey dil sana leyla mı bulunmaz

Mecnun isen ey dil sana leyla mı bulunmaz
Bu goncaya bir bülbül-ü şeyda mı bulunmaz

Sun şerbet-i lal-i lebin ağyara vefasız
Saki mi bulunmaz bana bir sahbâ mı bulunmaz

Arzetmiyorum aleme alam-ı derunum
Yoksa bana bir mahremi sevda mı bulunmaz

Bir sen misin alemde tabip illet-i aşka
Teşhis-i dile başka etibba mı bulunmaz

Al aşkını ver gönlümü Allah için olsun
Dil vermek için dilber-i rana mı bulunmaz

Mesud edecek kimse seni yoksa nezihe
Meşgul edecek bir şuh-ı hülya mı bulunmaz.

Yaşar Nezihe Bükülmez