Süveydâ

Ne yana baksam hüznün
telaşı…”bende bulutlanmalar”

Her şiir
boşluğa savrulan bir sicim gibi
gül
karanfil
ve zaman
kadar ürkek aynalar
erguvâni sessizliğe bürünürdü
yalnızlığa sürüklenirdi akşam
melankoli ve korkuyla içiçe

Her şey
ölüm kadar çocuksu
her yer
tarz-ı kadîm üzre
tenha
gül, karanfil ve zaman….

Ne yana baksam hüznün
telaşı… “bende bulutlanmalar”

Umman Şahiner

Yaşamayı Deneme

Yüreğimde ince bir sızı…İşsiz ve yalnızım
yıllar önce bıraktığım yerde sen yoksun
birkaç gündür sicim gibi yağmur yağıyor
bulutlarda bana düşman kesildi
üstüne üstlük ayakkabılarımda aşındı.
cebimdeki son parayı da harcadım
tuttum bir kitap aldım eskiciden
şiirle süslü bir roman.
Şaşıyorum kendime bazen
aklımdan da şüphe etmiyor değilim hani
o parayla sımsıcak bir çay içer
karnımı doyurabilirdim. Kendime değil de
atılacak bir kitaba acıdım.
Zaten senden artakalan hayatımda şiirler
romanlar yazmayı düşlemiştim. Kim bilir
belki de yarım kalan hayatımıza acıdım,
kitabı aldım yüreğime bastım.
-Hapisten çıkalı aylar oldu
ve ben hâla yaşamaktan korkuyorum
Oysa…Ne büyük hayallerimiz vardı.
Her tarafta su birikintileri….
Ayakkabılarım da su almaya başladı
batan bir gemiden farkım yok
kuru hiçbir yanım kalmadı. Üstelik
Ülserimde azdı. Delicesine yorgunum.
-Her tarafı örümcek ağı bağlamış evi(iz)e
döndüm. Her şey toz toprak içinde.
Yılar önce bıraktığım yerde sen yoksun
yüreğimde onulmaz yara…Yapayalnızım
Ev bıraktığın gibi… Doğum günü hediyen mavi
vazo, kurumuş kır çiçekleri hepsi yerli yerinde
Sen yoksun… Ev buz gibi yakacak hiçbir şeyim
yok. Soğuk sobanın yanına çöktüm. Ürkek mum
ışığıyla yepyeni umut doldu içime,
elimde aldığım kitap…Adı
YAŞAMAYI DENEME….

Umman Şahiner