Suyun da Hafızası Var

Suyun da hafızası var: …

(sesinde buzullar eriyen kadına)

Sizin yüzünüzden avcısız kalmıştı diğer ceylanlar
Belleğimde hâlâ / beni içerken içime bakan gözleriniz

Saçlarınızda gezdi o akşam elleriniz hep ve ben biraz eğilmenizi
Söğüt dallarını öpmek isteyen su kadar sessizce beklemiştim

Ben bengisu / nasıl saklardım ki umudun o kıvılcımını
O akşamdan beri akşamlarımı ateş böcekleriyle geçirdim

Suyun da hafızası var:

Siz / en evvel sönen ateşin imgesisiniz

Dokunamasa da yüzüme / gövdeniz gövdemin içinde büyüdü
Siz / yüzümde açan çiçek / siz / benim nilüferimsiniz

Ben yanardağ ağzında birikmiş su / ateşin su sancısı bana yakın
Dibimde şiirden sandalıyla batıp boğulan bir şair söyledi bunu

Sizin susuz şehrinizden uzak / bütün akarsuları kıskandım durdum
Şimdi taşarak melen çayına karışmayı / derin derin düşler dururum

Suyun da hafızası var:

İçimde yosun tutmuş tüm taşlar / bana söyleyemediğiniz sözler kadar

Size / suskunun önceliği / size / içimin şakayık güzelliği
Burgaçlar düşleyerek / köpük köpüğe size sürükleniyorum

Siz / aşk kadar yalan / yalan kadar acımasız / yılan kadar güzel
‘’Aşk bir yalandır’’ derken yalan söyleyen kadınım

En büyük yalan:

Susuz sönen ateştir.

Turgay Uçeren

Aşk ki

Demet’e

I.
aşk ki…

……kıvılcım hafifliği
……bedeli ağır mı ağır

ki aşk…

……iki kişi bir olup taşınır…

II.
aşk ki…

……kıyamete kadar bekleyecek ruhu
……binlerce kez diriltip öldüren

ki aşk…

……yegane ispatı ölümsüz kılanın

III.
aşk ki…

……için için kaynayan şehvet
……şeytanla barıştıran bizi

ki aşk…

……taşarak bizi tanrıya taşıyan

IV.
aşk ki…

……bedenle ruhun birleştiği yegane an
……tenimizi yırtılma arzusuyla saydamlaştıran

ki aşk…

……yekpare bir anda varlıkla yanyana duran anlam

V.
aşk ki…

……bedenin ruha boyun eğişi
……dar duruşu bedende ruhun

ki aşk…

alemleri bir bedene daraltan terzi

VI.
aşk ki…

……körelmiş göz ardındaki
……karanlığa doğan güneş

ki aşk…

billur bakışıdır ışığın

aşk..

ölümlerden ölüm beğenenlere
…………….bahşedilmiş en güzel ölüm

ve
..insanın kendinden ayrılıp
……….boyun eğmesi aşka

tanrıya en büyük ibadetidir.

Turgay Uçeren

Güle Söylenen

Küçük gül, inan bana,
sen Lucinden’in göğsünü süslemelisin.
Ben kendi ellerimle seni
yerleştireceğim göğsüne onun.

Diyeceğim ki ona: ”Güzel kız, öp beni
bak, bu gülü doğa sana adamış.
Bak, gül nasıl da seviniyor
koynundaki yeri için.”

Ola ki genç bir yabancı,
seni göğsünden koparır onun:
O zaman gül, intikamımı almalı,
şiddetle batırmalısın dikenlerini.

Yarimin göğsünde benim için
incecik arzular kıpırdarsa ama –
Ah, o sevdiğim göğüs!
tatlı kokular sal koynuna.

Heinrich Wilhelm von Gerstenberg
Çeviri: Turgay Uçeren