Uslanmadım

Yazılan gelir başa
alınyazısı kader
bir gezinme olacaktır
bir dağa tırmanma olacaktır
kişi sonunda ancak kendini yaşar!

Ne yapıp etse bana gelir
yuvasına gelir eninde sonunda
benim kendi kendim
kendim – kendi
anladın!

Bir şey biliyorum – son
zirvemin önünde duruyorum
en uzun süre bana ayrılmış olanın önünde
ah! en sarp yolumu tırmanmam gerek
en yalnız yolculuğuma başladım
ama benim yaradılışımda olan insan
kaçmaz böyle bir saatten
kendisine şöyle diyen saatten
— “şimdi ancak yürüyorsun
büyüklüğüne giden yolu
zirve ile uçurum
birleştiler bunlar artık!”

Şimdiye kadar yükseldiğimden
daha çok inmeliyim derinliğine
ıztırabın – tâ en karanlık seline onun
böyle ister benim Cellâli Bilgem
pek âlâ! – hazırım!

Duyun gönüldaşlarım duyun
işitin beni düşmanlanm
ipten henüz döndüm ama
çok şükür uslanmadım!

Salih Mirzabeyoğlu

yuvasını bozduğum kuşların ahı desem çocuktum

talihim el etse de gidemem
kırar mesut ânımı bir vuruşta
kabahat olsa olsa doğduğum burçta.

yok içimde yılların şevki
çocuk sevincim yarım gençlik dediğin ne ki
ne kaldı bunca emekten avuçta?

yuvasını bozduğum kuşların
ahı desem çocuktum
hesabı olur mu, ölüm denilen uçta?

her sayfamız karalı her sayfayı çevir
ne dünyalık iş yaptık ne ahiretlik

zararlı biz çıktık yine sonuçta
kabahat olsa olsa doğduğum burçta!

Salih Mirzabeyoğlu