Gazel

Biz şevkiz çılgın bülbülün deminde gizliyiz
Kanız kırmızı goncanın kalbinde gizliyiz

Bu zayıf vücud üzre çiy gibi gözyaşı döküp
Can ipliği gibi mânâ cevherinde gizliyiz

Âlemde şöhret olsak n’ola namsız nişansız
Gönül gibi bir acayip bilmecede gizliyiz

Her hâlimizi bilen yine seher yelidir
Gönül bezeyen saçın büklümünde gizliyiz

Hem gül gibi bir mana rengiyle açık seçik
hem neşe gibi şarap hallerinde gizliyiz

Aşk derdinin şikayet süsüyüz kalem gibi
İniltiyiz şikayet kaleminde gizliyiz

Belli’yi öyle belirsiz kıldık ki neşâtî
Biz artık bir cilâlı ayna içre gizliyiz

Neşâtî

Gittin Amma ki

GAZEL

Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârân-ı bile

Devr-i meclis bana girdâb-ı belâdır sensiz
Mey-i rahşânı değil sâgar-ı gerdânı bile

Bağa sensiz varamam çeşmime âteş görünür
Gül-i handânı değil serv-i hırâmânı bile

Sineden derd ile bir âh edeyim kim dönsün
Aksine çerh-i felek mihr-i dırahşânı bile

Hâr-ı firkatle Neşâtî-i hazinin vâ hayf
Dâmen-i ülfeti çâk oldu girîbânı bile

Neşâtî

Şevkız ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânız

Şevkız ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânız
Hûnuz ki dil-i gonce-i hamrâda nihânız

Biz cism-i nizâr üzre döküp dâne-i eşki
Çün rîşte-i cân gevher-i ma’nâda nihânız

Olsak n’ola bî-nâm ü nişân şöhre-i âlem
Biz dil gibi bir turfa mu’ammâda nihânız

Mahrem yine her hâlimize bâd-ı sabâdır
Dâim şiken-i zülf-i dil-ârâda nihânız

Hem gül gibi rengînî-i ma’nâ île zâhir
Hem neş’e gibi hâlet-i sahbâda nihânız

Geh hâme gibi şekve-tırâz-ı gam-ı aşkız
Geh nâle gibi hâme-i şekvâda nihânız

Ettik o kadar ref’-i taayyün ki Neşâtî
Âyîne-i pür-tâb-i mücellâda nihânız

Neşâtî