ölüm kapıda bekler

1
dolanıp durdu bir çıkar yol için
kapıdaki ölümden fakat boşuna

2
ölüm kapıda bekler
bir yiğit nereye gitse

3
sende olmayan nedir
bir yiğitte olup ta?

4
her şey toprağa kavuşur
eceliyle buluştuğunda

5
aldın istediğini çoğu zaman
çok zahmet çekmeden

6
seni saran toprak mani oldu
cevap vermene bana

7
ah! kalbim dayanabilse
bir an olsun senin yokluğuna

8
ecel canımı alaydı oğul
seni alacağı yerde

İslam öncesi Arap kadın şairlerinden Al-Sulakah’ın  (السلكة  ) oğlu Al–Sulak için söylediği ağıt.
Oğlu Al-Sulak’ta bir şairdi. ( Ölümü MS 605 )

Çeviri: Musa Ağgün
Kaynak: cevirmeningunlugu.blogspot.com.tr

Mısır’da

mısır’da saatler birbirine benzemiyor…
bütün anıların  dakikalarını nil kuşları yeniliyor.
ordaydım. insanoğlu icat ediyordu
güneş tanrısını. hiç kimse kendine bir ad vermiyordu
 ‘ ben nil’in oğluyum – bu ad
bana yeter’. ve ilk andan itibaren
kendine  ‘ nil’in oğlu’ diyorsun
  uzak durmak için ağırlıktan.

burada yaşayanlar ve ölüler birlikte koparıyorlardı
pamuğun bulutlarını yukarı mısırdan,
deltada buğday ekiyorlar. yaşayan
ve ölü arasında nöbetleşe iki koruyucu vardı
palmiyeler için. her şey duygusal
sende, ruhunun etrafında yürürsen
zamanın dehlizlerinde, sanki annen mısır
seni bir lotus çiçeği olarak doğurdu, doğumdan önce.

şimdi kendini tanıdın mı? mısır oturuyordu
kendi kendine gizlice: ‘ hiç bir şey bana benzemiyor’. diyordu
dikiyordu delinmiş ölümsüzlük paltosunu
rüzgar yönlerinden biriyle. ordaydım. insanoğlu
ölüm/ hayat bilgeliğini yazıyordu.
her şey lirik ve mehtaplı… yalnız şiir
yarınına yönelmiş ölümsüzlüğü düşünüyor,
ve nil’in önünde yalnızca sevincini dile getiriyor.

Mahmud Derviş
Çeviri: Musa Ağgün