Küçükhanım

Bir dağ çiçeğinin açmasını getiriyorum

Uzandıkça yüzünün kumsalına
Balıksız bir denizin yalnızlığı oluyor saçların

Korkumu bölüşmek istiyorsun
İçimi parçalayan bakışlarını serbest bırakarak

Birazdan bir mevsim başlayacak
Sokak çocuklarının kışkırtıcılığıyla dolacak sesin

Ben, gözünün içine batan bir kiraz tutuşmasıyla şekerleşirim

Yine de kendini bilmez bir rüzgârla giderim yanından
Kusura bakan bir gökle okşadıkça bulutları
Son yağmurunu paylaşırım Istanbul’un.

İlker İşgören