Kalbimin Çıkmaz Sokağı

bu limoni günler, bu sağır gecedir beni güzel bulan
ağırdan bir şarkının başlayışı gibi alıştıran sana
suçu yoktur kimsenin yaşadıklarımdan
bir hayalsin sen, çaresizim ben kapında

ellerin bir bulut gibidir, dokunsam dağılacak
tebessümünü bilirim sadece bir hayal
raylarından fırlayan bir lokomotifim ben de
uykusunda kendini bir insan sanan
her şey, sahiden her şey sahte
gerçek tımarhanelerden kaçmış bir deli
her gün beni yeniden ve yeniden şaşkın kılan

bu limoni günler, bu buz mavisi düşlerdir
beni anlamlı, beni mahzun, beni alımlı kılan
yüzünde kelebekler uçuşuyordur uyurken sen
sen uyurken Pan sihirli flütüyle ormanlarda
en güzel perileri büyülüyordur
ve bir tavşan izliyordur olanları kovuğundan

bu sarı, bu tuhaf sanrılar, bu limoni gece
damağımda kahve tadı gibi kelimeler
her nefeste bir kelime karanlığa ve denize
fırlayıp fırlayıp gitmekteler

bu devinimi kalbimin beni mahsun kılan
bu deli saçması hayat
ve sen içimde çoğalan şey
ve sen kalbimin çıkmaz sokağı
bu canhıraş haykırış
beni yeniden yorumlayan

ben bir kadının doğurduğu çocuğum
kadınların büyüttüğü bir çocuk
kadınların acı çektirdiği bir o kadar
hayatı kadınlardan öğrenen
ve bir tebessüme bu hayatı
bir anlama, köle kılacak kadar
seven bir çocuğum ben
bu limoni gece, bu istanbul şehrinde

evet işte gerçek bu, sen varsın
oysa hep düşlediğim bir şeydin
varmışsın gerçekten etten ve kemikten
ve varsın artık seni var kılmış kalbimde.

İlhami Atmaca

Herşey Ölür

Herşey ölür, gül, insan ve peygamber
Gönül sever, acı çeker, intikam alır gider
Gün biter, uzar ihanet ve yordam
Deniz durur, dokunulmaz.

Adımız uyum olursa olsun, bu ancak bir ömür sürer
Vakti bellidir o da biter
Herşey biter, bitmez aşk
Beslenerek biryerden gürbüzleşir
İlk aşk ve son aşk aynı soydandır
Aşk tekbir gövdedir

Morarmış dudaklarınla söylediğin türküyü unutmadım
Sesin kısıktı ve sonbahardı
Yıldızlar akardı, biz yürürdük
Öğretirdik insanlara, nasıl yaşardı
Hind kanlı ağzıyla hala aramızda
Ebu süfyan nasıl yanar-dönerdi sırtımıza
Yıldızlar akardı, aşk aynı söylev
Umut, tıkanıklık, hep tekrarlanan sözler
Ve peygamber
Ne kadar güçlü ve savaşcı ve ne kadar musaddık
Bu geçtiğimiz birlikte, kaçıncı mavera yıllarca

Herşey ölür, ne kalır aşktan başka.

İlhami Atmaca

Annemin Yüzünü Hatırlıyorum Bunaldıkça

Kalbimde yeise yer yok, leylaklar sarkar
Şapkamın kenarından, akşamüstleri kahır
Dolaşırım habire sokaklar kalbime çıkar

Nasıldır acının kalbine damlayışın söyle
Acısuyu gelir gibi ağzına sunturlu bir sözün
Açılacağın bir deniz de yok senin, yürüsen
Peşinden gelir arsız kahır
Annenin yüzünü hatırlarsın bunaldıkça
Annler, Allah gibi ancak bunaldıkça hatırlanır

Uğrak kahveler bulamazsın, birkaç aşina yüz
Yalnızlık heryerde yalnızlık
Sıcak bir bardak çay, heryerde çaydır

Ihlamur kokulu sokaklarına uyanamadığın
O çocuk berraklığındaki şehir
Sadece hatıralarında vardır
Ödeşecek bir şeyler ararsın ardında kalan
İlkgençyazlarda aşık olduğun kız
Şimdi mutlaka anadır

Yani güzel kardeşim, yaşadıklarımaza hayıflanmak
Düşündükçe çoğalacaktır
Ardımızda biriktikçe ukdenin veryansınları
Başımız beladadır

Bak, bahar geçiverdi kaldık yine
Bu kaçan kimbilir kaçıncı bahar
Anlamakla yoruluyorum bazan
İçimde acı bir hüzün var

Annemin yüzünü hatırlıyorum bunaldıkça
Ve Allah’ı.

İlhami Atmaca

Belki Afrika Menekşelerinin Kokusunu Duymuşum

Kim ki sabahın bakirliğine tanık olur
Ve gümüş bedenini yıkar saf suyunda
Serçelerin cik ciklerini toplar ve özenle süsler
Yüzünü sevgilisinin
Elbette birşeyler gizlidir yüreğinin derinliklerinde
Ve elbette o şey öksüzdür.
Belki uyku ellememiştir ona
Korunmuştur şeytanın sakallarını sürtünüşünden
Hırsızlama bir güne başlamamıştır
Gün kutsaldır
Geçmiştir çömezlik demlerini
Yetkin bir dileyiştir görkemli aynaların arkasında kalan
Sırrın ve ifşaanın kendisidir
Bütün erdemleri adına peygamberlerin
Ve kitabın.
Gülecektir, lakin kuşlarını ürküterek gidenlerin
Bedenlerinin ağusu kalmıştır avuçlarında
Öyleyse erdemlerini ve kibrini serpmelidir tapınaklara
Ve aylaklara seslenmelidir:

-metelik verilmeyecektir avuntularınıza
kalan neyse kanın ve kemiğin
ve kederin yangısına.
Uyanık bir dokunuş olarak ayasına
Kadem basar gövdesini dişleyerek
Ve atar lükslerini
Kalan sevdadır uğra gibi dökülür eteklerine
Sevdadır buğusunu kalbine bastırarak uyur

Gülecektir, lakin kuşlarını ürküterek gidenlerin
Bedenlerinin ağusu kalmıştır avuçlarında.

İlhami Atmaca

Gece Onu Beklerken

ben onu beklerken gece, gömüldü içime
şiir buğusuyla puslandı kalbim
aydınlığı getirde melekler pencereme
ben onu beklerken gece, kuş sesleriyle süslenince
sokaklar bir nehir gibi aktı kalbime
olup bitenleri farketmediler
ben onu beklerken gece, tinerci bir çocuk
sığında koynuna kalbinin
melekler şefkatle ayışığını örttüler üstlerine
ben onu beklerken gece, bir sinsi yağmur
zehir gibi karanlık
ve cinler kayarak geçti ötelere
ben onu beklerken gece, o uykunun
derinliğinde küçük bir çocuk
gülümsedi masal düşleriyle

İlhami Atmaca

Rapunzel

Saçlarını çöz geceye karşı
Adını inat koy bahçende açan gülün
Yağmuru kırdık rapunzel
Biz bir bebeği öldürdük
Unuttum çıbanlar başverdi tenimde
Saçları yok muydu maksatlı kızların
Süzülürdü gözlerin değince gözlerime
Sana minnettar dilsizler
Seni masallardan çıkardım
Ve yaşadım bir günahı seninle
Çıplak ayaklarını gizle gözlerden
Yağmurun dokunduğu her yerini
Sesini koru günah kelimelerden
Yanında meleklernden bir ordu
Saçlarını çöz geceye karşı
Cadılar çıkmadan yerlerinden
İnancın sancağını diktim her kapısız kuleye
Adını yazdığım her sayfayı yoldum defterden
Lakin rapunzel saçların korudu güzelliğini
Dilin yağmurla sustu
Gözlerin suçlu… tanınmaz
Masum mahpusları korudu
Kapımı zorluyor dilenci orduları
Gazete küpürlerinde buna rastlanmıyor
Para desteleri rapunzel, güzel kızların
Kararan alınlarını süslüyor
Öpmüyorum artık yüzünü çocukların
Kirli elleri yakalarımda bundan ötürü
Dinle rapunzel
Güneşi suratsızlara bıraktık
Dilin gücü kalmadı
Yağmur sularıyla ıslattık
Sana öldüm diye ağlamak geçiyor içimden
Bekar odalarında yalnız bir ölü
Gözlerim arsız seni görmemekten
Odamda ifritler dolanıyor
Kulaklarımda terkeden sevgililerin sözü
Beni sokak ortalarında bırakıyor
Kendimi unuttum uzaktan duyunca ağlayışını
Şarkını sürdür rapunzel geceye karşı
Saçlarını sarkıt sen bağımsız kollarına erkeklerin
Güzel bir ölüm beğenerek kendime
Güllere, leylaklara aldırmadan ölüyorum
Yalnız duyunca rapunzel ağladığını
Kendime lanet ederek, lanet ederek yiğitliğime
İnceliğime yükleniyorum
Yağan yağmurlar durur rapunzel
Baharda kar yağar sen küsersen
Karıncalar aç kalır sen gidersen gizlice
Ve biter bir ömür
Sana unutmanın ağırlığını anlatmıştım
Ağı bir balığın nasıl kırdığını özgürlük için
O engin denizde bir gün
Anlatmıştım her insan gibi öldüğünü
Dinle rapunzel
Sararak dilini parmaklarına
Ufkun ötesine sessizce geçtiğini
Benden saklayamazsın
Açsan da birgün kapını başkalarına
Beni hiçbir zaman unutamazsın
Sana öldüğümü anlatamam
Cılızlaşan alevimin yavaşca söndüğünü
Ve kalbimin hergün büyüdüğünü hasretinle
Sana uzak kalmak aşka uzak kalmak demektir
Duy artık, duy rapunzel çığlıklarımı
Boğazlanan bir martınınkini andıran
Bu bir aşk şarkısıdır ve adı sevilmemektir.
Geçmedi sancısı savurduğun okların göğsümde
Yağmur her düştüğü yeri yakıyor
İnan rapunzel dilinde açan her çiçek
Beni hiçliğin kucağına acımasız atıyor
Artık yaşamaya kurulu bir kukla gibi
Kulenin dibinde dönmeyeceğim
Ve inansam da senin daima beni sevdiğine
İsmini bir daha hiç seslenmeyeceğim

Yine bir melek olarak sarkıt saçlarını
Yahut kulende kal, insan ol biraz.

İlhami Atmaca

Ah Geçkin Senin Düşün Bile

Tam da göveriyordum ki ah düşüverdim 
Dalım sarkıp bırakıverdi toprağa 
Sır saklamayı neredeyse öğrecektim 
Dönüverdi herşey aşikara 

Hay huyla böyle deneyerek ömrü 
Renklerin dilini, şairin hikmetini 
Çözüverecektim az daha 

Nereden çıktı bu esinti ki 
Keder yollarımı kesti yayıla yayıla 
Bağ bıçaklarını bileyecektim 
Nerden bilecektim ah ahlat ağaçlarını 
Toprak keseklerini 
Çorak çatlağını 
Üfleyip söndürüvercektim 
Geliverdi karanlık ortalığa ve lambaya 

Ah bir bebek sesi 
Çığıldamadan daha 
Kesilmeden süt 
Ve plastik meme 
Büyüyüverdi 
Ensesinde hayat, ücret ve geçim 
Ve rüya 

Nereden bilecektim 
Öğrendiğimde hayata dair herşeyi 
Ölümün gülümsemesi 
Yansıyıverecekti penceremden 

Ah kaçıverecektm 
Kaçıverecektim 
Dizlerimde biraz derman olsa 
Kaçıverecektim 
Şu vadiden, tepelerden aşağılara 
Zıplayıvererek penceremden

İlhami Atmaca