Rabbin huzuruna çıkmaya hazırlanırken

Ölüyordum. Ne bir yakın, ne bir dost,
Bir kez uğramamıştı bana…
Boğucu gecelerin karanlığında korkuyla
Hayatımı sık sık geçirirdim gözden,
Rabbin huzuruna çıkmaya hazırlanırken

Ben de öleceğim! – Ama mezarımın başında
Bozkır rüzgârları ağıt yakacak yalnızca!…

Mihail Yurgeviç Lermontov
Çeviren: Kayhan Yükseler

İblis – Bir Doğu Öyküsü

I

Cennetten kovulan iblis gamlı,
Uçuyordu günahkâr dünyanın üstünde.
Yaşadığı güzel günlerin anıları
Bir bir canlandı gözlerinin önünde.
Işıklı dünyasında Kerrubi gibi
Işıl ışıl parladığı zamanlarda,
Kuyruklu yıldızlar sürekli
Tatlı gülüşler gönderirlerdi ona.
Ve sonsuz dumanların arasından
Öğrenme tutkusuyla yan yana
Uçsuz bucaksız uzayda izlerdi
Göçebe kervanını serpilen yıldızların.
İnançla ve sevgiyle doluyken yüreği,
O ilk şanslı Yaradan’ın
Ne öfkeyi bilirdi, ne de kuşkuyu.
Henüz örselememişti ruhunu
Yılgın silsilesi yararsız yüzyılların.
Çok güzel günler yaşamıştı, çoktu…
Hepsini hatırlamaya dermanı yoktu.

VIII

Son kez dans ediyordu Tamara.
Yazık ki şafağın aydınlığıyla
Yaşlı Gudal’ın biricik kızını,
Uçarı çocuğunu özgürlüğün
Acılı yazgısı bekliyordu köleliğin.
Yabancı bir ülkeydi bundan sonrası,
Bir aile, şimdiye dek tanımadığı…
Sık sık kederli, gizli kuşkularla
Gölgeleniyordu ışıltılı çizgileri.
Duruşu, tavrı öyle bir anlamla,
Öyle bir sadelikle doluydu ki,
Tanrının ve cennetin düşmanı
O sırada görseydi Tamara’yı.
Eski yaşantısını hatırlayarak
Başını çevirir, iç çekerdi mutlak…

XII

Gün gelecek gayretli biri, bu yerde
Yol üzerinde bir kayanın üzerine
Haç dikecekti ölenlerin anısına
Ve baharda yayılan bir sarmaşık,
Onu sevgiyle sürekli okşayarak
Saracaktı zümrüt yeşili dallarıyla.
Ve zorlu yolundan dönen biri de
Dinlenecekti onun kutsal gölgesinde…

Mihail Yurgeviç Lermontov

Dostumdu

2

Dostumdu. Dert endişe bilmedik birlikte,
Onunla duygularımı, paramı paylaştım;
Bir aylığına alır, bir yıl sonra verirdi de,
Bunun için ona kesinlikle kızmazdım,
Ondan farklı bir yanım yoktu benim de;
Dertli olduğunda çenesi açılırdı nedense,
Şen ve mutluyken görünmezdi kimseye.
Sıkıntıdan hayallerini benimle sürekli
Paylaşır, bana “sen” diye hitap ederdi;
Meziyetlerimi başkaları gibi överdi o da
Ve kadrilde sürekli ben olurdum karşısında.

3

O dostumdu. Böyle dostlar yok bugün…
Sevgili Saşa, ruhun huzur bulsun orada!
Yaban ellerin topraklarında uyusun,
Belleğimin dilsiz mezarlığında.
Dostluğumuz gibi, kimse dokunmasın.
Öldün pek çokları gibi sessizce,
Ama kararlılıkla. Gizemli bir düşünce
Hâlâ dolaşmaktaydı senin başında,
Gözlerini sonsuza dek kapadığında;
Can vermeden önce söylediğin şeyi,
Duyanlardan anlamadı bile bir tek kişi.

4

Bir selam mıydı o söz anayurduna,
Adı mıydı geride kalan bir arkadaşın,
Genç bir yaşama bir hsaret mi yoksa,
Yoksa bir çığlığı mıydı son çırpınışın –
Öngörmek kolay mı? Böyle bir anda
Bulanık endişelerle dolu olan kalbe
Ne dolabilirdi bu kadar kısa sürede?
Şimdi de anlatması gerekiyor belki
Hayalleri, işleri, serüvenleri sana ait –
Aptala eğlencelik, akıllıya derslik…

Mihail Yurgeviç Lermontov