Viran kalası hanede evlâd-ü ‘iyâl var

Gazeller

1
Yâri bil, ağyarı bil, aklın başında yâr iken
Fevt-i fırsat eyleme, fırsat yedinde vâr iken

Evvelâ Hak bâdehû devlet rizâsın hoş gözet
İltifât-ı hazreti Sultan Mecid derkâr iken

Âleme cûd-ü sehânı kimdir inkâr eyleyen
Gül gibi pertev salan hüsnünde şems izhâr iken

Gayre göstermek ne hacet de£ter-i a’mâlimi
Sen mürüvvet mâdeni sancakta defterdâr iken

Böyle dermân etmemek lâyık değildir şanına
Dergehinde Dertli-i bîçâreniz bîmâr iken

2
İkbâle zevâl erse ne var, sende kemâl var
Mağrûr-ı kemâl olma ki ardınca zevâl var

Heribir kişinin tâli’i devlette bir olmaz
Bir lokması yoktur ki yesin bunca ricâl var

Ahvâl-i perişanımı sormazsın efendim
Vallahi beyim boynuna bu işde vebal var

Bir başıma kalsam şehe, sultâna kul olmam
Viran kalası hanede evlâd-ü ‘iyâl var

Dûr olmayı ister mi kişi öz vatanından
Ey Dertli-i bîçâre bu esrarda ne hâl var

3
Getir sâkî mey-i engûru el tutmaz, ayak tutmaz
Anı zâhid yasak ettiyse aşk ehli yasak tutmaz

Çıkup kürsîye vâ’iz tahtalar dövme, guluv etme
Harâbât ehli zira pendine asla kulak tutmaz

Ne denlû ettim ıtlak der isen kâzibsin ey sofi
Bu nefs-i pîrezen’den hiç gönül geçmez, talak tutmaz

İlişmen Dertli-i bîçâreye derdiyle haşrolsun
Anı dünyâ-vü uıhrâ uğrular çalmaz, ulak tutmaz

4
Ok gibi hûblar beni yaydan yabana attılar
Bilmediler kadrimi ehven bahâya sattılar

ld-i vuslatta güzeller bûse ıkrâr ettiler
Vermediler hâsılı bu gönlümü aldattılar

Biri Şîrîn, biri Leylâ bu iki pâkızeler
Kâhkrn’le Mecnım’u dağdan, dağa atlattılar

Ol kara gözlü güzeli bulmağa iz kestiler
Kelb rakib ol şûhu da tavşan gibi kanlattılar

Gördüler Ferhâd-ü Kays efsâne-i aşkım benim
Ben gelince adları zîr-i zemine battılar

Hâniyâ vasf ettiğin dilber senin Salih deyu
Dün gece ol dilberi bir badeye oynattılar

Gördüm ol hûrı-sıfat ülfet eder ağyar ile
Hasedinden Dertli’yi toplar gibi patlattılar

5
Kande görsem nâzenîn gec gec nigâh eyler bana
Taht-ı zülfe gizleyip vechin siyâh eyler bana

Bûseler ikrar eder, durmaz sözünde, tiz döner
Mevlivî’dir sevdiğim hergün külah eyler bana

Zülfü leylimdir, Cemâl-i pâki yârin güdüzüm
Bir yüzün şems eyleyip bîrin de mâh eyler bana

Halk-ı âlem âşkla rüsvâlığım seyretseler
Kâfi olsa hâlimi gördükte âh eyler bana

Mülk-i dilde hükmeder sultânıdır ben Dertli’nin
Her ne cevretse vefâdır, pâdişâh eyler bana

Âşık Dertli
Kaynak: ismailhakkialtuntas

Terk-i Diyar Ettim Elveda Seni

Terk-i diyar ettim elveda seni
Sevdiğim sağlıkla kal şimden-geri
Aşkın ile yaktın bu can ü teni
Her zaman ağlattın bil şimden-gerü

Nar-ı aşkın ile kül oldum bittim
Ben seni kendime sadık yar sandım
Çok kahrını çektim gayrı usandım
Kafadarın olsun il şimden-gerü

Namerdi dilersen vasfına girmez
Ağlarım gözüme uykular girmez
Hakikatli yar dostsuza el vermez
Var başında sultan ol şimden-gerü

Kal benim sevdiğim huri isen de
Kişi-zade değil peri isen de
Yusuf-i Ken’an ın biri isen de
Yar senden el çektim bil şimden-gerü

Gel yeter cevrettin bari vur öldür
Gözlerimin yaşı bulanık seldir
Dertli gideceği düşman elidir
Düşmandan intikam al şimden-gerü

 Aşık Dertli

Kul Başına Âlemde Gelen Hükm-i Kaderdir

Kul başına âlemde gelen hükm-i kaderdir
Ol hükm-i kader bizlere mîrâs-ı pederdir

Ben hırsızı hırsız beni görmek ne mümkin
Görmez göze duymaz kulağa sor ne haberdir

Ben kapımı [kitler] yatarım el neme lazım
Çok il şugûlü zevkime gayet leke vardır

Lâ havle velâ kuvvete illâ hüve billâh
Aliyyi’il-azîm mümine her yerde siperdir

Mevtimde müneccim diye mensûbum olur
Taşları cavâhir[dir] anın toprağı zerdir

Yoldan geçen ervâhıma bir Fâtiha versin
Kim görse diye tek şu mezar Dertli mezardır

Âşık Dertli