Memiş Emmi

Bizim köyün meteliksiz Memiş’i
Yoksulluktan yiyemezdi yemişi
Kader ile ters giderdi her işi
Adamcağız çekti çekti ölmedi

Duttan düştü bel kemiği kırıldı
Kafatası yedi yerden ayrıldı
Sınıkçılar geldi tek tek sarıldı
Memiş gene çekti çekti ölmedi

Kanser oldu Ankara’ya saldılar
Ölür diye ağıdını çaldılar
Böbrek ile ciğerini aldılar
Memiş gene çekti çekti ölmedi

Yazın karpuz yüklü kamyondan düştü
Tekerlerin ikisi üstünden geçti
Bir gün ilaç diye DDT içti
Memiş Emmi kustu kustu ölmedi

İt daladı kırk gün yaptılar aşı
Sanırsın Azrail bunun kardaşı
Üstüne devrildi değirmen taşı
Bizim Memiş çekti çekti ölmedi

Hacı’m Memiş’ini dile getirdi
Ecel bir gün vâdesini yitirdi
Bir gün nezle geldi aldı götürdü
Vay Memiş’im çeke çeke zor öldü

Sınıkçı: Kırık-çıkıkları bağlayan, tedavi eden kimse.

Âşık Baba Karakılçık