Panayır

Saatlerin yağmaladığı taze ömrüm,
Saklandığı şapkaya küskündür tavşan
Elimde değil diyorum, bu yaşamaktır
Söz alıp ayağa kalktığımda dağılıyor meydan

Dünya dedikleri bin damada gelin
Saçını evde boyamış kadınlar gibi öfkeli
Eskiyor günden güne acımak da
Kâğıt parayı cebe hızla atıyor dilenci

Başını dayayıp gökyüzüne hatırlattın:
İzlemek uçan kuşu keyiflidir uçmaktan
Ürkme diye tüm cıvıltılar avucumda saklıdır
Farkın kalmamış artık, tövbe tutmayan avcıdan

Babasına benzediğinde yaşlanır erkekler
Artık yapamıyorum dedin, gözlerini benden aldır
Gülümseyen bir fotoğrafınız olmalı, ölmeden önce
Tüm umutsuz adamlar tebessümüyle anılır

Gökhan Ergür
Üzüntüden / Profil Kitap / 2016

Emin Değilim

Birlik ve beraberliğimize,
İhtiyaç duymadığın şu günlerde
Bir çocuk kaçar evinden öfkesiyle
Dolanmış boynuna ırmak asmış kendini
Saçılmış yere esvabı, utangaç ve kirli

Tesadüfen girdiğin o turist fotoğrafında
Asılıp kalmışsın yıllarca İngiliz bir duvara
Kadraj gülümsetirken herkesi
Kar yağmış ve mutsuzsun, Sultanahmet meydanında

Annemde kalmış ayrılırken, yüzümün velayeti
Patlatıp şişeyi üzerime yürüdüğün hani
Çiçekler topladım sana Türkiye kadar
Babalar maaş günü Bedir’den döner
Yer sofraları kuruldu asansörsüz binalara

Uzun geçer günler dönüş yolunda
Kaybetmenin türküsünü iyiler söyler
Her sabah uyandığın aynı kötü rüyadır
Kaç kurtar kendini benden
Güzel günlerimizi ben oyalarım.

Gökhan Ergür