Tag: Fazıl Hüsnü Dağlarca

Kitaplar Arasında Çiçekler

Bıraktın bir hatıralar yığınında beni de yavrum;Ki sevgim verdi sana bir koku gibi bütün dünyasını.Ve ben bu sabah vaktinde iyice hissediyorum,Bir kitap arasına bırakılmış çiçeklerin yasını. Fazıl Hüsnü Dağlarca

Hasret

Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye Fazıl Hüsnü Dağlarca

Ağır Hasta

Üfleme bana anneciğim korkuyorumDua edip edip, geceleri.Hastayım ama ne kadar güzelGidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri. Niçin böyle örtmüşler üstümüÇok muntazam, ki bana hüzün verir.Ağarırken uzak rüzgarlar içindeOyuncaklar gibi şehir. Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorumAğlıyorsun, nur gibi.Beraber duyuyoruz yavaş ve tenhaDuvardaki resimlerle, nasibi. Anneciğim, büyüyorum ben şimdi,Büyüyor göllerde kamış.Fakat değnekten atım nerdeKardeşim su versin ona, …

Devamını oku

Gün Ağarırken

Öyle seviştiler kiKadın erkekte kaldı Erkek Kadında Fazıl Hüsnü Dağlarca

Geçen Şey

Kocaman yıldızlar altında ufacık dünyamız, Ve minnacık bir “hane”: Kokar kır çiçekleri gün ağarmadan, Anısız, uykusuz, Kokar nane. Ta öncelerden beri mestolmuş herkes, Bir bakıma her şey “mestane”. Hayal edilir nazlı yar yönlerden, Aşk ile kuşlar süzülür, Değisir gökler şahane. Farkında değil gönül, Sanki hepten divane; İçimizden, dışımızdan Geçer vakit Zalim, zalimane ! Fazıl Hüsnü …

Devamını oku

Gönlümün İntihar Arzusu

Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki beni yokluk denen yere yaklaştıracak. Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki alnımda sulardan şarkılardan bir şafak. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki geçer dalgaları içimden serin serin. Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine Ki bir …

Devamını oku

Nereye

Nereye sevdiğim benim, inandığım nereye, Rüyaların yarasalar gibi uçuştuğu geceler içinden. Dalgınlığımla hareketlerini seçemiyorum, Varlığının altın kafiyesini arıyorken ben. Hangi dünyaları dolaştıktı bilmiyorum, O nasıl bir adaydı, nasıl bir deniz. Gök, bir söğüt dalı gibi eğilmişti sulara doğru, Ve eğilmiştik o dal gibi hayata doğru ikimiz. Kim ellerini alnımda gezdirirken o ten, ses ile, Bana …

Devamını oku

İyi şiir yazmakla şair olunmaz… Siktir Git

“İyi şiir yazmakla şair olunmaz… S.iktir Git!” Bu sözleri hiç unutmadım. Bu şiir yazanlara ders olsun!  Kadıköy’deyim…  “Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye”  dizelerini okuyorum. Karşımda bir başka şair arkadaşım aynı zamanda yayıncım oturuyor.  İlk kitabım …

Devamını oku

Destan Önü

İşte zamanın karanlığı, gece gibi,Geçer bir gölge komadan.İşte Tanrı nefesli sahiller,İşte Bizans kopmuş Romadan.Sakalları uzamış keşişler sırtında,Bahar halinde bir yük:Sur örülmüş kıyılarda yokluğa taraf,Taşlarla, kıskançlıkla ağır ve büyük.           Eski İstanbul, ruh kadar eski,          İnsan daha fazla eskiyemez ki. Bir boşluk ki göller tadında uzun,Ya hiçe uzanmış …

Devamını oku

Dört Yapraklı Çiçek

Çıkamaz çocukluğundan dışarıKimse.Oynamamız bundandır.Kara toprakla binlerce yıl. Çıkamaz çocukluğundan dışarıKimse.Bundandır sevmemizkiraz ağaçlarını. Çıkamaz çocukluğundan dışarıKimse.Kardeşliğimiz bundandırMavi sularla binlerce yıl. Çıkamaz çocukluğundan dışarıKimseBundandır inanmamamızKocaman bombalara. Fazıl Hüsnü Dağlarca