Pars

Sen ki sulardan geçtin sulardan
Yanıbaşında akıyordu çağlayanlar
Gümbür gümbür taşlar vadilerde
Ağaçlar yalnız nehirle boyunca
Bir avuç otla kurulmuş kuş yuvaları
Uğultuyla yürüyor orman
Tırmanıyor sonra pençelerin
Yarıklarından akıyor taş ve kum
Kıran kırana bir çığ deliriyor
Bir kartal göğü okşuyor
Kanatlarında ışıldıyor güneş
Bıçak sırtı kayalar
Korkunç bir bakış gibi uzuyor
Sonunda işte bulutların arasından
Dimdik gövdenle yükselen
Saçlarında sonsuz yıldız
Yüzünde dönen ay
Ve geceye asılı gözlerinle
Bir krater gölünü ısıtan
Sen

Erdinç Durukan