Aşka Dair

Ben içimde can çekişen bu hüznü
Seninleyken öldüremem.

Unutup ta yeniden hatırladığım
Bir hayat hikayem var sanki.
Her dakikasını seninle geçirdiğim,
Zamana kızgın, ölümden korkan,
Hiç kimsenin ortak olamadığı
Ve senin bile yaşarken gerçekliğinden
Haberdar olamadığın bir hayatı hatırlıyorum.

İçimde can çekişen bir hüznü saklıyorum sanki.
Sen olmuş her yanım;
İlacım yok.
Gözlerim bulanık bakıyor.
Yanıp sönüyor yokluğunda benim gibi yıldızlar.
Yandığımda sen, söndüğümde ben…

Birer birer yanıyoruz
Ve bu yangının yasını tutan da ben.
İçimde can çekişiyor bir hüzün.
Hüznüme sebep ararken büsbütün hüzünleniyorum.
Her şeyin bu kadar gerçek olamayacağını düşünürken;
Sözler bir çırpıda sen kokan dudaklarımdan çıkıveriyor.
Sözler…

Sözler sana olan bu büyük hüznümü,
Bir diğer adıyla düğümlenmiş aşkımı anlatırken;
İçimdeki yalnızlığım merakla canlanıyor.
Düşünürken beni dayanılmaz korkulara salan,
Bizce gerçek, dünce yalan sözler
Sorgulatıyor dünyayı.

Bir anda aklım başımdan gidiyor.
Umurumda değil hiç bir şey.
Yağmurda sırılsıklam,
Güneş altında kupkuruyum ama seninim diyorum.
Haykırıyorum işte!
Sana, yokluktan bir aşkı tanıtan;
Sana, bir sebepsiz girdaptan ellerini uzatan
Benim sevgilim!
Yokluğunda sen oluyor dünyam
Ve senden can istiyor
Yokluğunda can çekişen bedenim.

Ne olurdu sen de
Uçuşan bir rüzgarın hırs dolu kollarında
Sonsuza uzanmış deli bir aşığın
Aklına akıl,
Aşkına milat olsan!

Ne olurdu sen de
Bugün var, yarın yok umutların dinleyicisi olmasan!
Sen yaratsan benimleyken hayallerimi.
Sen ve ben yaratsak umudu
Göz kırparak,
Parmak kıpırdatarak.

Ey sevgili!
Ben ağlayabilirim; sen yanımdayken,
Dudaklarımda, göğsümdeyken.
Ben susabilirim; sen haykırırken aşkını
Ve ben unutabilirim seni
Çekip gittiğinde.

Ama şunu bil ki;
Ben içimde can çekişen bu hüznü
Seninleyken öldüremem.
Çünkü hüzün,
Sana olan aşkımın
Bitmez tükenmez alevinde kavrulan
Bir çılgının ta kendisi,
Yani benim!

Emrah Altınok