Hayır duası

 Dilencinin avuçlarında acı birikir de
Yangınlara benzeyen günler yaşarım
Yoksulların gözyaşları dökülür defterlerime
İntihar etmek için çıktığım kulelerden
Yaşamayı öğrenerek inerim
Göğsüm kendine yetmeyen aşklara mezar olur
Defterlerimin sayfalarında çocukluğumu
gizlediğim ormanlar iç çeker
uykusu kaçar ölülerin
satırlarına sığındığım kitaplar kilitlenir
menzilinde yaşadığım nefret bulaşır
kelimelerime
ziyan olur bütün sözlerim
yüzümün gürültüsüyle rüyalarım dağılır
bir gölge kalır benden geriye
Işısın içimdeki kandil
Beni öldürenler uzun yaşasın
unutkan bir yürüyüşe dönüşsün
adımlarım
yeşersin dudaklarımda kuruyan şiir
Gözyaşı ve keder
Kan ve irin
Kin ve Öfke
hepsi geçer hepsi geçer
hepsi
Dönme vakti gelmedi mi?
Annem tuz almaya göndermişti beni

Şehmus Ay

Uyarı Levhası

Günler bir bir dökülüyor hayatımdan
Dedim yaşamak bir ihtimalse
Biraz tuz biraz ekmek
Kullanışlı kelimeler alayım yanıma
Ama izler hiçbir yere çıkmıyor

Yolda kaldım
Yolda kaldım

Sesim kararmış yangınlardan
taşların arasında durmadan
ağladım
arınmak için aşk ölmek için bahane
unutuşa elverişli zamanlardan
Gölgesinde büyüdüğüm ağacın
yaşındayım
Ama yollar hiçbir şehre çıkmıyor
izler hiçbir yere götürmüyor

Yolda kaldım
Yolda kaldım

Şehmus Ay

Kalk Gidelim

Kalk gidelim,
geçmiş bekliyor bizi
gidelim toz tutmuş hatıraların
koyu gölgeli mevsimine
nasılsa yerimiz kalmadı bu şehirde

Bakışlarımızı çalıyor katil şehrin
uğultusu
Gidelim,
kan bulaşmadan
Kelimelerimize
Vakit kalmadı aşka ve hayata

Gidelim kelimelerin anayurduna
Susmayı deneriz belki şiirlerin
koynunda
Yorgun adımlarla geçip gidelim
bizi içlerine almayan şehirlerden
Geçip gidelim sevdiklerimizin
Düşlerinden

Şehmus Ay

zamanlar sorular

Annem tuz almaya gönderdi beni
O gün bugündür eve dönmedim
sokakları çocuk adımlarıyla
caddeleri suçlu telaşıyla geçtim
zamana açılıyordu bütün pencerelerim
anıya dönüşebilecek kelimelerle kurdum
şiirlerimi
kaybolduğum bütün dağlarda
bulutlar annemin yüzüne benziyordu

sokağa çıkmanın yasak olduğu günleri bıraktım
uçurumların çekimine kapıldım
dağların çağrısına uydum
başka çağlara açılıyordu okuduğum
kitaplar,
defterlerimde iç çeken ormanlar
şiirler bambaşka bir hayatın sözleriyle
büyüyordu içimde

düşlerimle uykusu kaçtı sabahların

uykusuz bir ormana vardığımda
ağaçlar kardeş saydı beni
dallara takıldı sözlerim
dikenlere anlattım hayatımı
sonra, çok sonra
ateş sınadı beni
su sevdi
hiç bilmediğim cevaplar öğretti
toprak

hiç tatmadığım acılara doğru koştuğumda
anladım:

Bazı zamanların soruları zor olur
Zor olur bazı soruların zamanları.

Şehmus Ay