Kahverengi

Ahşabı gıcırdıyor
Efendimiz
Nazik basabilir misiniz kalbime
Sesiniz Gulliver kalıyor
Tahtakuruları inciniyor
Efendimiz
Saat kulesinden atar mısınız sesinizi
Oysa nice şarlatandan ıskartaya ayırmıştım kalbimi
Kutsanmış sokaklarda ayak diredi
Roma’dan kalan eski bir kitabe içinde
Yandı Neron’un emriyle
Öksürdüm efendimiz
Ambara buğday doldurur gibi öksürdüm
Ah bir bilseniz
Çürük ceviz ayıklar gibi baktılar kalbimin içine
Şişş
Sessiz olun
Tahtakuruları inciniyor
Oturma izinleri bitiyor ayın dönümünde
Terkedilmiş sessiz bir mezarlık olacak
Kalbim ‘tahtalı köy’ kalacak

Bu yazılanlara
En çok kahverengi yakışır efendimiz
Rasyonelliğin göklerinde
Nice mavi-kırmızı yarışırken
Az biraz toprak ve yağmurla dize dizeriz
Dize getiremeyiz, dize geliriz

Ebru Aydoğan